(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

مَتَاعٌ قَلِيلٌ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ

metāǔn ḳalīlun ve lehum ǎƶābun elīmun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Elde ettikleri pek az bir geçimden ibârettir ve onlara elemli bir azap var.

Abdulkadir Gölpınarlı

Elde ettikleri pek az bir geçimden ibârettir ve onlara elemli bir azap var.

Adem Uğur

(Kazandıkları) pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.

Ahmed Hulusi

Az bir faydalanma (yüzünden)!. . Onlara (gelecekte) acı bir azap vardır.

Ahmet Tekin

Onlara dünyada azıcık bir zevk ü sefa, âhirette de can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.

Ahmet Varol

(Onlara dünyada verilen) az bir geçimliktir. Onlar için (ahirette ise) acıklı azap vardır.

Ali Bulaç

(Bu dünyada olup biten) Pek az bir metadır. Onlara ise acı bir azab vardır.

Ali Fikri Yavuz

Onlar için dünyada pek az bir menfaat var, ahirette ise çok acıklı bir azab...

Ali Rıza Safa

Az bir geçinmedir. Oysa onlar için, acı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Kazandıkları pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.

Bekir Sadak

Az bir gecim ama ardindan can yakici bir azap onlaradir.

Celal Yıldırım

Az bir yararlanma ve geçim ve kendileri için elem verici bir azâb..

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Az bir faydalanma... Ardından onlara elem veren bir azap vardır.

Diyanet İşleri

(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Az bir geçim ama ardından can yakıcı bir azap onlaradır.

Diyanet Vakfi

(Kazandıkları) pek az bir menfaattir. Halbuki onlar için elem verici bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar için dünyada pek az bir menfaat var, ahirette ise çok acıklı bir azab vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bu az bir faydalanmadır ve onlara acı bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Az bir istifade ve haklarında elim bir azab vardır

Erhan Aktaş

Bu yaptıkları az bir yararlanmadır. Onlara acı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu yaptıkları az bir yararlanmadır. Onlara acı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu yaptıkları az bir yararlanmadır. Onlara acı bir azap vardır.

Fizilal-il Kuran

Kısa süreli bir dünya mutluluğu tadarlar, ama acıklı bir azap onları beklemektedir.

Gültekin Onan

(Bu dünyada olup biten) Pek az bir metadır. Onlara ise acı bir azab vardır.

Hamdi Döndüren

Bu, az bir yararlanmadır. Oysa onlar için can yakıcı bir azap vardır.

Hasan Basri Çantay

(Bu, ancak geçici ve) az bir menfeatden ibaretdir. Halbuki onlara (ahıretde) pek acıklı bir azab vardır.

Hasib Asutay

(Bu), az bir yararlanmadır. Onlar için (âhirette) can yakıcı bir azap vardır.

Hayrat Neşriyat

(Dünyada) az bir faydalanma ve (buna mukabil âhirette) onlar için (pek) elemli bir azab vardır.

İbni Kesir

Az bir geçim ve ardından onlara elim bir azab vardır.

Mehmet Okuyan

(Kazandıkları) az bir menfaattir. Onlar için elem verici bir azap vardır.

Muhammed Esed

(Onlarınki bu dünyada) kısa bir avuntudan ibarettir; (öte dünyada ise) kendilerini can yakıcı bir azap beklemektedir!

Mustafa İslamoğlu

(Bu dünyada) oyalayıcı kısa bir haz (duysalar da), (ahirette) onları can yakıcı bir ceza bekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

(Bu) Biraz menfaatten ibarettir ve onlara pek acıklı bir azap vardır.

Ömer Öngüt

Az bir geçimlik ve ardından onlara can yakıcı bir azap vardır.

Suat Yıldırım

Onların bütün bulacakları, dünyanın azıcık bir zevkidir. Onlara gayet acı bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Azıcık yaşama(nın ardından), onlara acı bir azab gelecektir.

Süleymaniye Vakfı

(Ellerine geçecek olan) az bir yararlanmadır. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu pek az bir menfaatir. Onların hak ettiği acıklı bir azaptır.

Şaban Piriş

Az bir menfaat ve onlara acı bir azap!

Tefhim-ul Kuran

(Bu dünyada olup biten) Pek az bir metadır. Onlara ise acıklı bir azab vardır.

Ümit Şimşek

Bulacakları az bir menfaattir; sonra onlar için acı bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Az bir nimetlenme ardından, acıklı bir azap var onlara.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Onlar üçün dünyada) az bir mənfəət vardır, (axirətdə isə) onları şiddətli bir əzab gözləyir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie erfreuen sich geringen Genusses im irdischen Leben, und auf sie wartet eine peinvolle Strafe im Jenseits.

Almanca — Der Edle Quran

(Es ist nur) ein geringer Genuß, und für sie wird es schmerzhafte Strafe geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Wenig Genuß (haben sie), (dann) aber wird ihnen eine schmerzliche Strafe zuteil sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Es ist ein winziges Genußgut und für sie ist eine qualvolle Peinigung bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They derive pleasure and satisfaction from their falsehood but the pleasure it affords them is of short duration, then comes the encounter with the torment laid upon the damned.

Abdul Haleem

they may have a little enjoyment, but painful punishment awaits them.

Abdullah Yusuf Ali

(In such falsehood) is but a paltry profit; but they will have a most grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

Brief is their enjoyment of the world, and thereafter they shall suffer a painful chastisement.

Aisha Bewley

Those who invent lies against Allah are not successful – a brief enjoyment, then they will have a painful punishment.

Al-Hilali & Khan

A passing brief enjoyment (will be theirs), but they will have a painful torment.

Ali Quli Qarai

A trifling enjoyment, and there will be a painful punishment for them.

Amatul Rahman Omar

(Though in forging lies) they may enjoy themselves for a brief spell in this life, yet a grievous punishment awaits them (in the Hereafter).

Arthur John Arberry

A little enjoyment, then for them awaits a painful chastisement.

Bijan Moeinian

Such liars should realize that the pleasures of this world is brief to enjoy and that a sever [everlasting] punishment is waiting for them.

E. Henry Palmer

A little enjoyment - then for them is grievous woe!

Edip-Layth

A small enjoyment, and they will have a painful retribution.

George Sale

They shall have small enjoyment in this world, and in that which is to come they shall suffer a grievous torment.

Hamid S. Aziz

A brief enjoyment for them - then a grievous woe!

Mahmoud Ghali

A little enjoyment and they will have a painful torment.

Marmaduke Pickthall

A brief enjoyment (will be theirs); and theirs a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

For them there is some enjoyment, but the punishment is painful.

Muhammad Asad

A brief enjoyment [may be theirs in this world] -but grievous suffering awaits them [in the life to come]!

Mustafa Khattab

˹It is only˺ a brief enjoyment, then they will suffer a painful punishment.

Progressive Muslims

A small enjoyment, and they will have a painful retribution.

Sahih International

[It is but] a brief enjoyment, and they will have a painful punishment.

Sam Gerrans

A brief enjoyment, and they have a painful punishment.

Shabbir Ahmed

A brief enjoyment, but grievous suffering in the long run!

Syed Vickar Ahamed

(When such type of lies are spoken, there) is only a very little worthless profit; But they will have a most painful penalty.

Taqi Usmani

(Let there be) a little enjoyment, and (then) for them there is a painful punishment.

The Monotheist Group

A small enjoyment, and they will have a painful retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ce sera pour eux une piètre jouissance, mais un douloureux châtiment les attend.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ev a ku bi dest xwe ve anîn) pêxweşî û jiyaneke hindik e û (li axretê jî) ji wan re ezabekî dijwar heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En kort genot. En voor hen is er een pijnlijke bestraffing.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen slechts weinig genoegen in deze wereld smaken en in de volgende zullen zij eene pijnlijke marteling ondergaan.

Hollandaca — Siregar

(Dat is) een kleine genieting en voor hen is er een pijnlijke bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Это всего лишь) малое пользование (в этом мире), и им (в Вечной жизни) (уготовано) мучительное наказание.

Rusça — Osmanov

[В этом мире] им - недолгое пользование благами, а [в будущем мире] - мучительное наказание.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

deras glädje skall vara en kort tid och ett plågsamt straff väntar dem!