(41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَقِيمٌ اِنَّ عِبَادِي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوِينَ

ḳāle hāƶā SirāTun ǎleyye musteḳīmun / inne ǐbādī leyse leke ǎleyhim sulTānun illā meni ttebeǎke mine l-ğāvīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelebuyurdu ki
2هٰذَاhāƶāişte budur
3صِرَاطٌSirāTunص ر طDüz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç.yol
4عَلَيَّǎleyyebana varan
5مُسْتَقِيمٌmusteḳīmunق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdosdoğru
1اِنَّinneşüphesiz
2عِبَادِيǐbādīع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekbenim kullarım
3لَيْسَleyseل ي سDeğil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildiryoktur
4لَكَlekesenin
5عَلَيْهِمْǎleyhimüzerinde
6سُلْطَانٌsulTānunس ل طHüküm sürmek, egemen olmak, baskı yapmak, musallat olmak, üstesinden gelmek, yetki vermek, güç vermek, kuvvet vermek, hakim olmak, iktidar olmakbir gücün
7اِلَّاillādışında
8مَنِmenikimseler
9اتَّبَعَكَttebeǎkeت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmeksana uyan
10مِنَmine-dan
11الْغَاوِينَl-ğāvīneغ و يHata yapmak, sapmak veya yolunu kaybetmek, dikkatsiz, ihmalkar, dalgın, kasıtsız, düşüncesiz, umursamaz, unutkan; yanıltılmak/baştan çıkarılmak, hayal kırıklığına uğramak, karanlıkta yolculuk etmek, orada uzağa gitmek; karanlık, yoğun siyah, en koyu siyah; gençliğin ilk dönemi veya hali; karınazgınlar-

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Tanrı, işte bu yol dedi, dosdoğru bana varan yol.

Abdulkadir Gölpınarlı

Tanrı, işte bu yol dedi, dosdoğru bana varan yol.

Adem Uğur

(Allah) şöyle buyurdu: "İşte bana varan dosdoğru yol budur."

Ahmed Hulusi

Buyurdu ki: "İşte benim üzerime aldığım müstakim yol budur!"

Ahmet Tekin

Allah: 'İşte bu yol, bu hayat tarzı, benim teminatım altında olan doğru muhkem, güvenli yoldur, İslâmî hayattır' buyurdu.

Ahmet Varol

(Allah) dedi ki: 'İşte bu, bana ait dosdoğru bir yoldur.' [2]

Ali Bulaç

(Allah) Dedi ki: "İşte bu, bana göre dosdoğru olan yoldur."

Ali Fikri Yavuz

Allah Tealâ şöyle buyurdu: “- İşte (ihlâslı müminleri azıtamıyacağına dair) bu dediğin söz, bana aid gerçek bir yoldur.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Bana yönlendirilmiş yol, işte budur!"

Bayraktar Bayraklı

Allah şöyle buyurdu: "Benim doğru yolum budur."

Bekir Sadak

(41-42) Allah soyle dedi: «Benim gerekli kildigim dosdogru yol budur; «kullarimin uzerinde senin bir nufuzun olamaz. Ancak sana uyan sapiklar bunun disindadir.»

Celal Yıldırım

Allah, «işte bu bana göre dosdoğru yoldur !» dedi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah da buyurdu ki: “İşte bana varan doğru yol budur (hâlis kulların yolu).

Diyanet İşleri

(41-42) Allah, "İşte bu bana ulaştıran dosdoğru yoldur. Azgınlardan sana uyanlar dışında, kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

(41-42) Allah şöyle dedi: 'Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır.'

Diyanet Vakfi

(Allah) şöyle buyurdu: «İşte bana varan dosdoğru yol budur.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah şöyle buyurdu: «İşte bana ulaşan dosdoğru yol budur.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah: "Bu, 'Garanti ederim.' dosdoğru bir cadde." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu, dedi: bir cadde "teahhüd ederim" dosdoğru

Erhan Aktaş

Allah: "Bu, Bana varan dosdoğru yoldur." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah: "Bu, Bana varan dosdoğru yoldur." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah: "Bu, Bana varan dosdoğru yoldur." dedi.

Fizilal-il Kuran

Allah dedi ki; «İşte bana ileten doğru yolum budur.»

Gültekin Onan

(Tanrı ) Dedi ki: "İşte bu, bana göre dosdoğru olan yoldur."

Hamdi Döndüren

Allah dedi: “İşte Bana varan doğru yol budur.”

Hasan Basri Çantay

Buyurdu ki: "İşte bu, bana göre (hak ve layık) olan doğru bir yoldur".

Hasib Asutay

(Allah) buyurdu ki: 'İşte bana varan dosdoğru yol budur.

Hayrat Neşriyat

(Allah) buyurdu ki: 'İşte bu (ihlâslı kullarımı senin şerrinden korumak) bana âid dosdoğru bir yoldur.'

İbni Kesir

Buyurdu ki: İşte, Benim taahhüd ettiğim dosdoğru yol budur.

Mehmet Okuyan

(Allah) şöyle demişti: “İşte bana ait doğru yol budur.

Muhammed Esed

"Benim için, doğru yol budur:" dedi O,

Mustafa İslamoğlu

(Allah) buyurdu ki: "(Zaten) bu, kendim için benimsediğim en doğru yol ve yöntemdir;

Ömer Nasuhi Bilmen

(41-42) (Cenâb-ı Hak) Buyurdu ki: «Bu bana ait dosdoğru bir yoldur. Şüphe yok ki, benim kullarımın üzerinde senin için bir saltanat yoktur, ancak azgınlardan sana ittiba etmiş olanlar müstesna.»

Ömer Öngüt

Allah buyurdu ki: “İşte bana varan dosdoğru yol budur. ”

Suat Yıldırım

Allah buyurdu: "Bu seçkin kullarımın tuttuğu yol, işte Ben’im gözettiğim dosdoğru yoldur."

Süleyman Ateş

(Allah) buyurdu ki: "İşte bana varan doğru yol budur."

Süleymaniye Vakfı

Allah dedi ki: "Bu, benim doğru kabul ettiğim yoldur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah dedi ki "Bu, bana varan doğru yoldur.

Şaban Piriş

-Bu benim gösterdiğim dosdoğru yoldur, dedi.

Tefhim-ul Kuran

(Allah) Dedi ki: «İşte bu, bana göre dosdoğru olan yoldur.»

Ümit Şimşek

Allah buyurdu ki: İşte bu Bana ulaşan dosdoğru yoldur.

Yaşar Nuri Öztürk

Buyurdu: "İşte bana varan dosdoğru yol budur."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah dedi: “Bu, Mənə tərəf gətirib çıxaran düz yoldur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah) buyurdu: ″Mənə görə, bu, düz yoldur! (Və ya: Bu, sonu Mənə gəlib çatacaq doğru yoldur!)

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Gott sprach: ʺDer Weg, den sie gehen, ist der gerade Weg, den Ich nicht übertreten kann.

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺDas ist ein gerader Weg, der (einzuhalten) Mir obliegt.

Almanca — Muhammad Zaidan

ER sagte: ʺDas ist ein Mir verbindlicher, geradliniger Weg:

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"This is the path", Allah said, "the devout tread. It is the path of righteousness which leads directly to Me"

Abdul Haleem

God said, ‘[Devotion] is a straight path to Me:

Abdullah Yusuf Ali

(Allah) said: "This (way of My sincere servants) is indeed a way that leads straight to Me.

Abul A'la Maududi

Allah said: "Here is the path that leads straight to Me.

Aisha Bewley

He said, ‘This is a Straight Path to Me.

Al-Hilali & Khan

(Allâh) said: "This is the Way which will lead straight to Me."

Ali Quli Qarai

He said, ‘This is the path [leading] straight to Me.

Amatul Rahman Omar

(Lord) said, `The path (that My sincere servants follow) leads straight to Me.

Arthur John Arberry

Said He, 'This is for Me a straight path:

Bijan Moeinian

The Lord confirmed: "This (sincere devotion and worship) is indeed the way that leads straight to me. "

E. Henry Palmer

Said He, 'This is a right way against me.

Edip-Layth

He said, "This is a straight path to Me."

George Sale

God said, this is the right way with me.

Hamid S. Aziz

Said He, "This is a Straight Way which leads to Me (or is incumbent upon Me).

Mahmoud Ghali

Said He, "This is for Me a straight Path.

Marmaduke Pickthall

He said: This is a right course incumbent upon Me:

Mohamed Ahmed - Samira

(To which God) said: "This way is right by Me.

Muhammad Asad

Said He: "This is, with Me. a straight way:

Mustafa Khattab

Allah said, "This is the Way, binding on Me:

Progressive Muslims

He said: "This shall be a Straight Path to Me. "

Sahih International

[ Allah ] said, "This is a path [of return] to Me [that is] straight.

Sam Gerrans

He said: “This is a straight path to Me:

Shabbir Ahmed

" This is, with Me, a Straight Path," said God.

Syed Vickar Ahamed

(Allah) said: "This (truth and purification) is indeed (the Straight Path), a Way that reaches Straight to Me.

Taqi Usmani

He (Allah) said, "This is the straight path leading to Me (that a person is chosen by Me through his good deeds).

The Monotheist Group

He said: "This shall be a straight path to Me."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

- ʺ(Allah) dit: voici une voie droite (qui mène) vers Moi.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xwedê) Got: Bi rastî ha ev riyeke rast û durist e, yê li ser biçe digihîje min.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺDit is voor mij een juiste weg,

Hollandaca — Siregar

Hij (Allah) zei: ʺDit is een recht Pad, op Mij rust (het waken erover).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал (Аллах): «Это – прямой путь, (ведущий) ко Мне.

Rusça — Osmanov

[Аллах] ответил: ʺЭто тот путь, который [Я считаю] прямым.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Gud) sade: ʺDetta är för Mig en rak väg;