Yakub, "Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah'a arz ederim. Ben, Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim" dedi.
قَالَ اِنَّمَٓا اَشْكُوا بَثِّي وَحُزْنِي اِلَى اللّٰهِ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
ḳāle innemā eşkū beṧṧī ve Huznī ilā (a)llahi ve eǎ'lemu mine (a)llahi mā lā teǎ'lemūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ben dedi, taşan derdimi, kederimi ancak Allah'a arzetmedeyim ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum ben.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ben dedi, taşan derdimi, kederimi ancak Allahʼa arzetmedeyim ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum ben.
Adem Uğur
(Ya'kub:) Ben sadece gam ve kederimi Allah'a arzediyorum. Ve ben sizin bilemiyeceğiniz şeyleri Allah tarafından (vahiy ile) biliyorum, dedi.
Ahmed Hulusi
(Yakup) dedi ki: "Kederimi ve hüznümü ancak Allah'a havale ediyorum. . . Allah hakkında sizin bilmediklerinizi biliyorum. "
Ahmet Tekin
'Ben gamımı, kederimi sadece Allah’a arzediyorum, şikâyet arzedilecek merci olarak sadece Allah’ı tanıyorum. Ben sizin bilemiyeceğiniz şeyleri, Allah tarafından gelen vahy ile biliyorum.' dedi.
Ahmet Varol
O da şöyle dedi: 'Ben keder ve üzüntümü yalnız Allah'a açarım ve Allah katından sizin bilmediğinizi bilirim.
Ali Bulaç
Dedi ki: "Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum. Ben Allah'tan (bir bilgi olarak) sizin bilmediğinizi de biliyorum."
Ali Fikri Yavuz
O (Yâkup A.S.) dedi ki: “- Ben, büyük kederimi ve hüznümü ancak Allah’a şikâyet ediyorum ve Allah katından (vahy ile), sizin bilemiyeceğiniz şeyleri de biliyorum.
Ali Rıza Safa
"Ben, kaygımı ve üzüntümü, yalnızca Allah'a anlatırım. Sizin bilmediklerinizi de Allah'ın yardımıyla bilirim!"
Bayraktar Bayraklı
Ya'kub,"Ben, sadece gam ve kederimi Allah'a arzediyorum. Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından vahiy ile biliyorum" dedi.
Bekir Sadak
Yakup: «Ben uzuntu ve tasami yalniz Allah'a acarim. Allah katindan, sizin bilmediklerinizi bilirim» dedi.
Celal Yıldırım
O da, «Ben keder ve üzüntümü ancak Allah'a şikâyet ederim. Ben, Allah'tan sizin bilmediğiniz (çok) şeyleri bilmekteyim» dedi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ya‘kūb da şöyle dedi: “Ben acımı ve kederimi ancak Allah’a arz ediyorum ve ben sizin bilmediklerinizi Allah’tan gelen bilgiyle biliyorum.
Diyanet İşleri
Yakub, "Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah'a arz ederim. Ben, Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim" dedi.
Diyanet İşleri (eski)
Yakup: 'Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a açarım. Allah katından, sizin bilmediklerinizi bilirim' dedi.
Diyanet Vakfi
(Ya'kub:) Ben gam ve kederimi sadece Allah'a arzediyorum. Ve ben sizin bilemiyeceğiniz şeyleri Allah tarafından (vahiy ile) biliyorum, dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Dedi ki: «Ben hüznümü, kederimi ancak Allah'a şikayet ederim ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri de bilirim.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Dedi ki: "Ben dolgunluğumu ve üzüntümü ancak Allah'a şikayet ederim ve Allah tarafından sizin bilemeyeceğiniz şeyleri bilirim!
Elmalılı Hamdi Yazır
Ben, dedi, dolgunluğumu, huznümü ancak Allaha şikayet ederim ve Allahdan sizin bilemeyeceğiniz şeyler bilirim
Erhan Aktaş
"Gönlümden geçenleri ve kederimi yalnızca Allah'a arz ediyorum. Ve Allah tarafından bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim." dedi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Gönlümden geçenleri ve kederimi yalnızca Allah'a arz ediyorum. Ve Allah tarafından bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim." dedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Gönlümden geçenleri ve kederimi yalnızca Allah'a arz ediyorum. Ve Allah'tan bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim." dedi.
Fizilal-il Kuran
Hz. Yakub, oğullarına dedi ki; «Ben acımı ve ızdırabımı yalnız Allah'a şikayet ediyorum ve ben Allah hakkında sizin bilmediklerinizi biliyorum.»
Gültekin Onan
Dedi ki: "Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Tanrı'ya şikayet ediyorum. Ben Tanrı'dan (bir bilgi olarak) sizin bilmediklerinizi de biliyorum."
Hamdi Döndüren
Yakub dedi: “Ben, kederimi ve üzüntümü yalnız Allah’a arz ederim ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.”
Hasan Basri Çantay
(Ya'kub da): "Ben (taşan) kedirimi, mahzunluğumu yalınız Allaha şikayet ediyorum. Ben Allah tarafından sizin bilmeyeceğiniz (nice) şeyleri de biliyorum" dedi.
Hasib Asutay
(Yakup,) 'Ben tasa ve üzüntümü yalnız Allah'a arz ederim ve ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından bilirim ' dedi. (31) (31. Vahiy ve ilham ile.)
Hayrat Neşriyat
(Ya'kub) dedi ki: '(Ben) gam ve kederimi ancak Allah’a şikâyet ediyorum.Çünki Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri biliyorum.'
İbni Kesir
Dedi ki: Ben, üzüntümü ve kederimi yalnız Allah'a açarım. Ve ben, Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum.
Mehmet Okuyan
(Yakup ise) şöyle demişti: “Ben, kederimi ve hüznümü yalnızca Allah’a arz ediyorum. Ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından (Vahiy ile) biliyorum.
Muhammed Esed
"Ben" dedi, "tasamı ve üzüntümü yalnızca Allah'a havale ediyorum; çünkü Allah katından sizin bilmediğinizi biliyorum ben.
Mustafa İslamoğlu
"Ben derdimi ve hüznümü sadece Allah'a arz ediyorum!" dedi (ve ekledi): "Üstelik Allah sayesinde, sizin bilmediklerinizi biliyorum!
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Ben derdimi ve hüznümü ancak Allah Teâlâ'ya arzederim, ve ben Allah Teâlâ'dan sizin bilmeyeceğiniz şeyi bilirim.»
Ömer Öngüt
Dedi ki: “Ben üzüntümü ve tasamı yalnız Allah'a açarım. Allah tarafından, ben sizin bilmediklerinizi bilirim. ”
Suat Yıldırım
"Ben" dedi, "sıkıntımı, keder ve hüznümü sadece Allah’a arz ediyorum. Hem sizin bilemediğiniz birçok şeyi Allah tarafından vahiy yolu ile biliyorum."
Süleyman Ateş
"Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a arz ederim ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim." dedi.
Süleymaniye Vakfı
Yakup dedi ki: "Ben içime sığdıramadığım derdimi ve üzüntümü yalnız Allah'a arz ediyorum. (Çünkü) Allah tarafından (bana bildirmesiyle), sizin bilmediklerinizi biliyorum.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Yakup dedi ki "Ben üzüntümü ve kederimi yalnız Allah'a açıyorum. Allah'ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediğiniz bir şeyi de biliyorum.
Şaban Piriş
-Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a açarım. Allah tarafından, sizin bilmediklerinizi bilirim, dedi.
Tefhim-ul Kuran
Dedi ki: «Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikâyet ediyorum. Ben Allah'tan (bir bilgi olarak) sizin bilmediğinizi de biliyorum.»
Ümit Şimşek
Yakub 'Ben derdimi ve üzüntümü Allah'a şikâyet ediyorum,' dedi. 'Ve, Allah'ın lütfuyla, sizin bilmediğinizi biliyorum.
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi ki: "Ben, içimi doldurup taşan özlemimi, kederimi Allah'a arz ederim. Ve Allah'ın yardımıyla sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O dedi: “Mən dərd-qəmimi yalnız Allaha açıb söyləyirəm və Allahdan nazil olan vəhy sayəsində sizin bilmədiklərinizdən agah oluram.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Yəʼqub) belə cavab verdi: ″Mən dərd-sərimi yalnız Allaha ərz edirəm və Allahdan (gələn vəhy ilə) sizin bilmədiklərinizi (Yusifin vaxtilə gördüyü yuxunun çin çıxacağını, sizin və mənim ona təʼzim edəcəyimizi) bilirəm!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
ʺIch mache nichts anderes als Gott meine Klage und Trauer vorzutragen. Über Gott weiß ich, was ihr nicht wißt.
Almanca — Der Edle Quran
Er sagte: ʺIch klage meinen unerträglichen Kummer und meine Trauer nur Allah (allein), und ich weiß von Allah her, was ihr nicht wißt.
Almanca — M. A. Rassoul
Er sprach: ʺIch beklage nur meinen Kummer und meinen Gram vor Allah, und ich weiß von Allah, was ihr nicht wisset.
Almanca — Muhammad Zaidan
Er sagte: ʺNur ALLAH klage ich meinen Kummer und meine Trauer. Und ich weiß von ALLAH, was ihr nicht wisst.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"I only exercise my mind in thought", he said, "and express my grief and deep sorrow to Allah, and I know from Allah what you my sons do not know. "
Abdul Haleem
He said, ‘I plead my grief and sorrow before God. I have knowledge from God that you do not have.
Abdullah Yusuf Ali
He said: "I only complain of my distraction and anguish to Allah, and I know from Allah that which ye know not...
Abul A'la Maududi
He said: "I will address my sorrow and grief only to Allah, and I know from Allah what you do not know.
Aisha Bewley
He said, ‘I make complaint about my grief and sorrow to Allah alone because I know things from Allah you do not know.
Al-Hilali & Khan
He said: "I only complain of my grief and sorrow to Allâh, and I know from Allâh that which you know not.
Ali Quli Qarai
He said, ‘I complain of my anguish and grief only to Allah. I know from Allah what you do not know.’
Amatul Rahman Omar
He replied, `I complain of my anguish and of my sorrow to Allâh alone. I know from Allâh what you do not know.
Arthur John Arberry
He said, 'I make complaint of my anguish and my sorrow unto God; I know from God that you know not.
Bijan Moeinian
Jacob replied: "I simply pray to God about my sorrow and grief. You do not know as much as I know about the Lord."
E. Henry Palmer
Said he, 'I only complain of my emotion and my grief to God, for I know that from God which ye know nothing of.
Edip-Layth
He said, "I merely complain my grief and sorrow to God, and I know from God what you do not know."
George Sale
He answered, I only represent my grief, which I am not able to contain, and my sorrow unto God; but I know by revelation from God that which ye know not.
Hamid S. Aziz
They said, "By Allah! You will not cease to remember Joseph till your health is ruined or you are of those who perish!"
Mahmoud Ghali
He said, "Surely I complain of my anguish and my grief only to Allah, and I know from Allah what you do not know.
Marmaduke Pickthall
He said: I expose my distress and anguish only unto Allah, and I know from Allah that which ye know not.
Mohamed Ahmed - Samira
He replied: "I cry my plaint and grief to God, and know from God what you do not know.
Muhammad Asad
He answered: "It is only to God that I complain of my deep grief and my sorrow: for I know, from God, something that you do not know.
Mustafa Khattab
He replied, "I complain of my anguish and sorrow only to Allah, and I know from Allah what you do not know.
Progressive Muslims
He said: "I merely complain my grief and sorrow to God, and I know from God what you do not know. "
Sahih International
He said, "I only complain of my suffering and my grief to Allah, and I know from Allah that which you do not know.
Sam Gerrans
He said: “I but complain of my distress and grief to God; but I know from God what you know not.
Shabbir Ahmed
He said, "I present my distress and anguish only to Allah and I know from Allah what you know not. "
Syed Vickar Ahamed
He said: "I only complain of my (extreme) sorrow and pain to Allah, and I know from Allah that which you do not know.
Taqi Usmani
He said, "I do not complain of my anguish and sorrow to anyone but Allah, and I know from Allah what you do not know.
The Monotheist Group
He said: "I merely complain my grief and sorrow to God, and I know from God what you do not know."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
- Il dit: ʺJe ne me plains quʹà Allah de mon déchirement et de mon chagrin. Et, je sais de la part dʹAllah, ce que vous ne savez pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Yaqûb) Got: Bi rastî ez derd û kovanên xwe tenê hewaleyî Xwedê dikim. Tiştê ez ji Xwedê dizanim hûn nizanin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij zei: ʺIk klaag mijn verdriet en droefheid alleen maar aan God. En ik weet van God wat jullie niet weten.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hij antwoordde: ik breng mijne smart, die ik niet kan dragen, en mijne droefheid voor God, omdat ik door openbaring van God weet, wat gij niet weet.
Hollandaca — Siregar
Hij zei: ʺVoorwaar, alleen bij Allah klaag ik over mijn ellende en verdriet, en ik weet van Allah wat jullie niet weten.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Он [Йакуб] (им в ответ) сказал: «Я жалуюсь на свою скорбь и печаль (только) Аллаху (только к Которому полезно жаловаться), ведь я знаю от Аллаха то, чего вы не знаете [то, что тот сон Йусуфа был правдивым и что поэтому он жив]!
Rusça — Osmanov
Он ответил: ʺЯ жалуюсь Аллаху на свое горе и печаль, и Он дает мне знать то, чего вы не знаете.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Han svarade: ʺMin sorg och min smärta anförtror jag bara Gud och Gud har låtit mig veta något som ni inte vet.