Onlar da: "Cezası, su kabı kimin yükünde bulunursa, o kimsenin kendisi(nin alıkonması) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler.
قَالُوا جَزَاؤُهُ مَنْ وُجِدَ فِي رَحْلِهِ فَهُوَ جَزَاؤُهُ كَذٰلِكَ نَجْزِي الظَّالِمِينَ
ḳālū cezā'uhu men vucide fī raHlihi fe huve cezā'uhu ke ƶālike neczī Z-Zālimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (78 / 78 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kimin yükünde bulunursa dediler, o, malını çaldığı adama köle olur. Biz zulmedenleri böyle cezâlandırırız.
Abdulkadir Gölpınarlı
Kimin yükünde bulunursa dediler, o, malını çaldığı adama köle olur. Biz zulmedenleri böyle cezâlandırırız.
Adem Uğur
Onun cezası, kayıp eşya, kimin yükünde bulunursa işte o (şahsa el koymak) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız dediler.
Ahmed Hulusi
(Kardeşler) dediler ki: "Onun cezası: (Melik'in su tası) kimin yükü içinde bulunursa o (yükün sahibi) tutuklanır. . . Zalimleri işte böyle cezalandırırız!"
Ahmet Tekin
Onlar: 'Onun cezası, su tası kimin yükünde bulunursa yükünde bulunan şahısı alıkoymak, ona el koymaktır. Biz, zâlimlere işte böyle ceza veririz.' dediler.
Ahmet Varol
'Cezası yükünde (çalıntı mal) bulunan kimsenin kendisidir. [4] Biz zalimleri böyle cezalandırırız' dediler.
Ali Bulaç
Dediler ki: "Bunun cezası, (su tası) yükünde bulunanın kendisidir. İşte biz zulmedenleri böyle cezalandırırız."
Ali Fikri Yavuz
Kardeşler de: “- Kimin yükünde çıkarsa, işte o kimse, bunun cezasıdır (köle olarak alınır), biz zalimlere böyle ceza veririz.” dediler.
Ali Rıza Safa
"Cezası, kimin yükünde çıkarsa, onun alıkoyulmasıdır. Haksızlık yapanları, işte böyle cezalandırırız!"
Bayraktar Bayraklı
Kardeşleri dedi ki: "Cezası, kayıp eşya kimin yükünde bulunduysa, ona aittir. Biz hırsızları böyle cezalandırırız."
Bekir Sadak
«ezasi, kimin yukunde bulunursa, ceza olarak ona el konulur; biz zalimleri boyle cezalandiririz; dediler.
Celal Yıldırım
Onlar da hırsızlığın cezası, su kabı kimin yükünde bulunursa, o onun cezasıdır. Nitekim biz zâlimleri böyle cezalandırırız, dediler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“Onun cezası, kayıp eşya kimin yükünde bulunursa onun buna karşılık alıkonulmasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız” dediler.
Diyanet İşleri
Onlar da: "Cezası, su kabı kimin yükünde bulunursa, o kimsenin kendisi(nin alıkonması) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler.
Diyanet İşleri (eski)
'Cezası, kimin yükünde bulunursa, ceza olarak ona el konulur; biz zalimleri böyle cezalandırırız' dediler.
Diyanet Vakfi
«Onun cezası, kayıp eşya, kimin yükünde bulunursa işte o (şahsa el koymak) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Kimin yükünde çıkarsa, o kendisi onun cezasıdır. Biz zalimlere işte böyle ceza veririz.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Dediler ki "Cezası kimin yükünde çıkarsa, işte o onun cezası! Biz zalimlere böyle ceza veririz!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Cezası dediler: kimin yükünde çıkarsa işte o, onun cezası, biz zalimlere böyle ceza veririz.
Erhan Aktaş
"Su kabı kimin yükünde bulunursa, bunun cezası, yük sahibinin kendisidir. Biz haksızları böyle cezalandırırız." dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Su kabı kimin yükünde bulunursa, bunun cezası, yük sahibinin kendisidir. Biz haksızları böyle cezalandırırız." dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Su kabı kimin yükünde bulunursa, bunun cezası, yük sahibinin kendisidir. Biz haksızları böyle cezalandırırız." dediler.
Fizilal-il Kuran
Yusuf'un kardeşleri «Hırsızlığın cezası, tası yükünde bulduğunuz kimsenin karşılık olarak tutulmasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız» dediler.
Gültekin Onan
Dediler ki: "Bunun cezası, (su tası) yükünde bulunanın kendisidir. İşte biz zulmedenleri böyle cezalandırırız."
Hamdi Döndüren
O zaman Yakub’un oğulları, “Onun cezası kayıp eşya kimin yükünde bulunursa o, yaptığının cezası olarak alıkonur. İşte biz zalim olan (hırsızlara) böyle ceza veririz.” dediler.
Hasan Basri Çantay
"Onun cezası yükünde (hırsızlık mal) bulunan kimsenin kendisidir. İşte o kimse (şahsan) bunun cezasıdır. Biz (memleketimizde) zaalimleri (hırsızları) böyle cezalandırırız" dediler.
Hasib Asutay
(Onlar da,) 'Bunun cezası, (tas) kimin yükünde bulunursa işte o (şahsı alıkoymak) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız' dediler.
Hayrat Neşriyat
(Onlar da:) 'Bunun cezâsı, (su kabı) kimin yükünde bulunursa, işte o (kişinin köle olarak alıkonması) onun cezâsıdır. O zâlimleri böyle cezâlandırırız' dediler.
İbni Kesir
Dediler ki: Bunun cezası, yükünde bulunan kimsenin kendisidir. İşte o kimse bunun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız.
Mehmet Okuyan
(Onlar da) şöyle cevap vermişlerdi: “Onun cezası, kayıp eşya kimin yükünde bulunursa işte o (şahsın alıkonulması) onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız.”
Muhammed Esed
"Bunun cezası": diye cevap verdi (Yakub'un oğulları), "(kupa) kimin denkleri arasından çıkarsa (yaptığının) ceza(sı) olarak tutsak edilir! (Bu suçu işleyen) zalimleri biz işte böyle cezalandırırız".
Mustafa İslamoğlu
"Onun cezası" dedlier, "kimin denkleri arasında bulunursa, onun ona karşılık rehin alınmasıdır: biz bu (suçu işleyen) zalimleri işte böyle cezalandırırız!"
Ömer Nasuhi Bilmen
Dediler ki: «Onun cezası, kimin yükünde bulunur ise, işte o, onun cezasıdır. Biz zalimleri böylece cezalandırırız.»
Ömer Öngüt
“Onun cezası, kayıp eşya kimin yükünde bulunursa; işte o onun karşılığıdır, o şahsa el konulur. Biz zâlimleri böyle cezalandırırız. ” dediler.
Suat Yıldırım
"Cezası, dediler, kimin yükünde çıkarsa, işte o onun cezasıdır (yani çalması sebebiyle kendisi rehin ve mahkûm olur). Biz zalimleri böyle cezalandırırız!"
Süleyman Ateş
"Cezası, (tas) kimin yükünde bulunursa işte o, onun karşılığıdır. (Hırsızlığına karşılık kendisine el konur). Biz haksızları böyle cezalandırırız!" dediler.
Süleymaniye Vakfı
"Onun cezası" dediler. "Çalınan mal, kimin yükünde bulunursa bizzat o kişinin kendisi onun cezasıdır. Biz bu yanlışı yapanları böyle cezalandırırız."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Kimin yükünden çıkarsa ceza olarak o alınır. Biz yanlış yapanları böyle cezalandırırız." dediler.
Şaban Piriş
-Kimin yükünde bulunursa, ceza olarak o alıkonulur. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız, dediler.
Tefhim-ul Kuran
Dediler ki: «Bunun cezası (su tası) yükünde bulunanın kendisidir. İşte biz zulmedenleri böyle cezalandırırız.»
Ümit Şimşek
Yusuf'un kardeşleri dedi ki: 'Çalınan kimin yükünde bulunursa, o kimse onun cezasıdır. Zalimleri biz böyle cezalandırırız.'
Yaşar Nuri Öztürk
Kardeşler dedi: "Cezası şu: Çalınan mal kimin yükünde çıkarsa yükün sahibi çalınan mala karşılık olacaktır. Biz zalimleri böyle cezalandırıyoruz."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Qardaşlar dedilər: “Onun cəzası – itmiş piyalə yükündə tapılan kimsənin özünün kölə edilərək cəzalandırılmasıdır. Biz zalımları belə cəzalandırırıq”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Qardaşlar:) ″Onun cəzası yükündə (oğurluq şey) tapılan adamın özüdür (onun kölə edilməsidir). Biz zalımları belə cəzalandırırıq!″ – deyə cavab verdilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie sprachen: ʺDie Strafe, die der verdient, in dessen Gepäck er gefunden wird, ist, daß er Sklave wird. So bestrafen wir die Ungerechten.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Sie (die Brüder) sagten: ʺDie Vergeltung dafür soll sein, daß derjenige, in dessen Gepäck er gefunden wird, selbst das Entgelt dafür sein soll. So vergelten wir den Ungerechten.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Sie sagten: ʺDie Strafe dafür sei: Der, in dessen Satteltaschen er (der Becher) gefunden wird, soll selbst das Entgelt dafür sein. So belohnen wir die Übeltäter.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie sagten: ʺSeine Bestrafung ist: Derjenige, in dessen Satteltasche er gefunden wird, er selbst ist dann die Vergeltung dafür.ʺ Und solcherart vergelten wir denjenigen, die Unrecht begehen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
-Being sure of their innocence-, the brothers said: "He who is found guilty of theft shall have to pay for it or else be the property of the state, and it serves him right; for thus do we treat (in Jewish Can'an) the wrongful of actions. "
Abdul Haleem
and they answered, ‘The penalty will be [the enslavement of] the person in whose bag the cup is found: this is how we punish wrongdoers.’
Abdullah Yusuf Ali
They said: "The penalty should be that he in whose saddle-bag it is found, should be held (as bondman) to atone for the (crime). Thus it is we punish the wrong-doers!"
Abul A'la Maududi
They replied: "He in whose saddlebag the cup is found, he himself shall be its recompense." Thus do we punish the wrong-doers.
Aisha Bewley
They said, ‘Its reparation shall be him in the saddlebags of whom it is discovered. With us that is how wrongdoers are repaid.’
Al-Hilali & Khan
They [Yûsuf’s (Joseph) brothers] said: "His penalty should be that he, in whose bag it is found, should be held for the punishment (of the crime). Thus we punish the Zâlimûn (wrong-doers)!"
Ali Quli Qarai
They said, ‘The requital for it shall be that he in whose saddlebag it is found shall give himself over as its requital. Thus do we requite the wrongdoers.’
Amatul Rahman Omar
They replied, `The punishment for this is that he in whose saddle-bag this (vessel) is found shall himself be the penalty for it (and so he himself shall be confiscated as its forfeit). This is how we punish the wrong doers.'
Arthur John Arberry
They said, 'This shall be its recompense -- in whoever's saddlebag the goblet is found, he shall be its recompense. So we recompense the evildoers.'
Bijan Moeinian
The brothers replied: "If the cup is found in anybody’s bag, he would be yours as a slave. This is the way that we punish the thief."
E. Henry Palmer
They said, 'The recompense thereof is he in whose pack it is found - he shall be the recompense thereof; thus do we recompense the unjust. '
Edip-Layth
They said, "The punishment is that the person who has it in his bag shall himself be held as penalty. It is such that we punish the wicked."
George Sale
Joseph's brethren answered, as to the reward of him, in whose sack it shall be found, let him become a bondman in satisfaction for the same: Thus do we reward the unjust, who are guilty of theft.
Hamid S. Aziz
They said, "And what shall be the penalty thereof if you prove to be liars?"
Mahmoud Ghali
They said, "The recompense for this (is that) he in whomever?s saddlebag (the tumbler) is found, then he shall be its recompense. Thus we recompense the unjust."
Marmaduke Pickthall
They said: The penalty for it! He in whose bag (the cup) is found, he is the penalty for it. Thus we requite wrong-doers.
Mohamed Ahmed - Samira
"The punishment for that (should be), " they said, "that he in whose luggage it is found should be held as punishment. This is how we repay the wrong-doers."
Muhammad Asad
[The brothers] replied: "Its requital? He in whose camel-pack [the cup] is found-he shall be [enslaved as] a requital thereof! Thus do we [ourselves] requite the doers of [such] wrong.
Mustafa Khattab
Joseph’s brothers responded, "The price will be ˹the enslavement of˺ the one in whose bag the cup is found. That is how we punish the wrongdoers."
Progressive Muslims
They said: "The punishment is that whomever it is found in his bags, then to compensate is his punishment. It is such that we punish the wicked."
Sahih International
[The brothers] said, "Its recompense is that he in whose bag it is found - he [himself] will be its recompense. Thus do we recompense the wrongdoers."
Sam Gerrans
Said they: “The recompense for it is that he in whose saddlebag it is found, he is the recompense for it. Thus requite we the wrongdoers.”
Shabbir Ahmed
The brothers replied, "The penalty for it! He in whose bag the cup is found he shall be the penalty for it. (The thief belongs to you). Thus we requite the doers of such wrong (in our land)."
Syed Vickar Ahamed
They said: "The penalty should be that he in whose saddle-bag it (the drinking cup) is found, should be held to make up for the (crime). It is like this that we punish the wrongdoers!"
Taqi Usmani
They said, "Its punishment? The one in whose saddlebag it is found shall himself be the punishment. This is how we punish the wrongdoers."
The Monotheist Group
They said: "The punishment is that he in whose saddlebag it is found will himself serve as the punishment. It is so that we punish the wicked."
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij zeiden: ʺDe vergelding ervoor is dat hij, in wiens reiszak hij gevonden wordt, het zelf moet ontgelden. Zo vergelden wij aan de onrechtplegers.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
De broeders van Jozef antwoordden: Als eene vergelding voor hem, in wiens zak de beker zal gevonden worden, zal hij uw gijzelaar zijn: zoo vergelden wij de onrechtvaardigen, die schuldig zijn aan diefstal.
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
(Братья Йусуфа) сказали: «Воздаяние тому, у кого найдется (чаша) в поклаже, он сам (будет) воздаянием [он будет взят в рабство [[Таким был закон [шариат] при пророке Йакубе.]]]. Так мы воздаем творящим зло!»
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Bröderna) svarade: ʺDen i vars packfickor (bägaren) påträffas skall betala för detta med sin frihet; så straffar vi dem som begår en sådan orätt.ʺ