NÛR SÛRESİ
Müfessirlerin ve diğer ilim adamlarının icmaʹıyla, bu sûrenin Medineʹde indiği kesinlik kazanmıştır. (Tefsîr-i Kurtubî: 12/158- Lübabu’t-te’vîl: 3/313- İbn Kesîr: 3/260) Nitekim İbn Murdeveyh’in İbn Abbas (R. A. ) ile İbn Zübeyir’den yaptığı rivâyette, onlar şöyle demişlerdir: «Nûr Sûresi Medine’de inmiştir. » (Tefsîr-i Fethi’l-Kadir: 4/3)
Ebû Ubeyde kendi teʹlîf ettiği Fezâilʹde Hârise b. Madar’ın şöyle dediğini rivâyet etmiştir: «Ömer b. Hattab (R. A. ) bize, Nisa, Ahzâb ve Nûr sûrelerini öğretmemiz için bir emirname yazıp gönderdi. » (Tefsîr-i Fethi’l-Kadir: 4/3)
Âyet sayısı : 64
Kelime » : 1316
Harf » : 5330 (Hak Dini Kur’ân Dili: 5/3466- Tefsir-i Nisâburî: 18/36)
Sûre, ismini, «Allah göklerin ve yerin nurudur» meâlindeki 35. âyetten alır.
Sûrenin kapsadığı başlıca konular:
1- Zina suçunun cezasından; iffetli evli kadınlara zina isnat etmekten dolayı gereken hadden söz edilir.
2- Hz. Âişe (R. A. ) Vâlidemize atılan iftira açıklanır.
3- Namus ve iffetin korunması, gözün harama bakmaktan sakınması emredilir; kadınların zînet yerlerini açmamaları üzerinde durulur.
4- Nikâh konusuna yer verilir.
5- İnkârcıların dünyada yaptıkları iyi-yararlı amellerin Kıyâmet gününde bir fayda sağlamıyacağı hatırlatılır.
6- Allah’ın varlığına, birliğine delâlet eden belgeler sergilenir.
7- Münafıkların ve müʹminlerin birtakım vasıf ve özellikleri, karakter yapıları açıklanır.
8- Aile düzeni, aile fertlerinin davranışları konu edilir ve bazı kurallara yer verilir.
9- Özürlülerin savaşa katılmamaları hakkındaki hüküm bildirilir.
10- Hısımların birbirlerinin gıda maddelerinden izin almaksızın yemelerinin câiz olduğu belirtilir.
11- Peygamber (A. S. ) Efendimizin yüce meclisinden izin istemeden ayrılanlar uyarılır ve bu hususta uygulanacak kural açıklanır.
MEÂLİ:
1- Bu bir sûredir ki, onu indirdik ve (hükümlerini) farz kıldık. İçinde açık seçik âyetleri, düşünüp öğüt alasınız diye indirdik.
İLGİLİ RİVAYETLER
Hz. Ömer (R. A. ), Kûfe halkına, kadınlarına Nûr Sûresini öğretmelerini tavsiye eder mahiyette bir genelge yazıp göndermiştir.
Hz. Âişe (R. A. ) Vâlidemiz de, «Kadınlarınızı çardak ve teraslarda işsiz- güçsüz oturtmayın; onlara Nûr Sûresiʹni ve bir de iplik eğirmeyi öğretin» diye tavsiyede bulunmuştur. (Tefsîr-i Kurtubî: 12/158)
YORUMLAR
«Bu bir sûredir ki, onu indirdik ve (hükümlerini) farz kıldık. »
İlim adamları âyetin bu bölümünü şöyle yorumlamışlardır:
A) Sûrede geçen hükümleri farz ve onlarla amel etmenizi gerekli kıldık.
B) İçindeki şer’î cezaları takdîr ettik.
C) İçindeki hükümleri ve cezâları size ve sizden sonrakilere -Kıyâmet kopuncaya kadar- farz kılıp kesinleştirdik.
Bu yorumlardan, sûrede yer alan hükümlerin vücup (farziyet) ifâde ettiği anlaşılıyor. Nitekim müctehit imamlar da ilgili hükümlerin farz olduğunu bilistidlâl açıklamışlardır. Resûlüllâh (A. S. ) ile dört halîfe devrindeki uygulama da bu doğrultuda cereyan etmiştir. Onun için ilim adamları âyetteki «faraznaha»yı «kata’nâha» şeklinde tefsîr etmişlerdir. Yani sûredeki hükümleri kesinleştirdik demektir ki bu da her bakımdan farziyeti ifâde eder.
ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI
Yukarıdaki âyetle, Nûr Sûresiʹnde yer alan hükümlerin kesinlik arzeder ölçüde olduğu belirtildi. Buradaki «vücup»tan maksat, yukarıda da açıkladığımız gibi «farziyet»tir.
Aşağıdaki âyetle, sûrede yer alan farz hükümlerden birinin de zina suçundan dolayı haddin gerekmesi ve uygulanması olduğu açıklanıyor.