MEÂLİ:
54- Kitapta İsmailʹi de an. Doğrusu o sözünde sâdık bir kimse; (aynı zamanda) bir resûl ve nebî idi.
55- Ailesine ve yakınlarına namaz ve zekât ile emrederdi ve o, Rabbinin yanında beğenilmiş, hoşnutluğa erişmişti.
İLGİLİ HADÎSLER
«Münafığın alâmeti üçtür:
1- Konuştuğu zaman yalan söyler,
2- Söz verdiği zaman onu yerine getirmez,
3- Kendisine bir şey emanet edildiğinde, hıyânet eder. » (Buharî/şehadat: 28- Müslim/imân: 107, 109- Tirmizî/imân: 14)
«Şüphesiz ki Cenâb-ı Hak, İbrahimʹin evlâdından İsmâilʹi seçip beğenmiştir » (Sahîh-İ Müslim)
«Gece kalkıp namaz kılan ve eşini de uyandıran; eşi uyanıp kalkmak istemediğinde onun yüzüne su serpen adama Allah rahmetini ihsan buyursun. Ve gece kalkıp namaz kılan, bu arada kocasını uyandıran, uyanmadığında onun yüzüne su serpen kadına da Allah rahmetini ihsan eylesin. » (Buharî/büyû’: 16- Ebû Dâvud/vitir: 13- Tirmizî/kıyâmet: 2- İbn Mâce/ ikamet: 175- Ahmed: 1/463- 2/247, 250, 436)
«Adam gece uyanır, karısını da uyandırarak namaz kılarlarsa, Allah’ı çokça ananlardan yazılırlar. » (Ebû Dâvud- Nesâî- İbn Mâce)
ARAPLARIN ATASI İSMAİL (A. S. )
Kur’ân-ı Kerîm’de, Arapların atası kabul edilen ve Peygamberimizin (A. S. ) soyunun ulaştığı İsmâil Peygamber’e özel bir yer verilmiştir. O, annesiyle beraber ilk Mekke vâdisine getirilip yerleştirilen bir peygamberdir. Arkalarından Cürhüm kabilesi gelip Mekke’ye yerleşmiş ve İsmâil Peygamber hem onları Allah’ın birliğine dâvet ile görevlendirilmiş, hem de o kabileden bir kız ile evlenmiştir.
İsmâil Peygamber’in (A. S. ) bazı özellikleri:
1- Sözünde duran, vaʹdini yerine getiren sadık bir kimseydi.
2- Babası İbrahim Peygamberʹe (A. S. ) indirilen 10 sahifeyi teblîğ ile görevliydi; o bakımdan hem nebî, hem de resûl idi.
3- Ailesine ve kabilesine namaz ve zekât gibi iki önemli ibâdeti emretmiştir.
4- Bu bakımdan Allah katında seçkin bir yeri, rıza mertebesine yükselen bir makamı vardır.
TOPLUMUN MANEVÎ VE SOSYAL DENGESİNİ SAĞLAYAN İLKELER
İsmail Peygamber’in (A. S. ) dört önemli vasfı, toplumun mânevî ve sosyal dengesini sağlayan faktörlerdir. Şöyle ki: Toplum eğitimiyle yakından ilgili bulunan kişilerin önce söz ve davranışlarıyla güven telkin etmeleri ve örnek hareketlerde bulunmaları şarttır. Şüphesiz ki bu, kendini ve düşüncelerini topluma kabul ettirmenin ilk basamağıdır. İkinci basamak ise, her olayın, her bilginin en doğrusunu vermeye çalışmaktır. Bu, güveni ve istikrarı daha da artırır. Toplumu saptırmak isteyen kötü niyetlilere fırsat bırakmaz ve alanı onlara terketmez.
Namaz ve zekât ibâdetini, ciddi bir müfredat ve yöntemli bir proğramla kalplere işlemek üçüncü basamağı teşkil eder. Namaz, inanan toplumda cemaatleştirmeyi, kaynaştırıp bütünleştirmeyi sağlar. Zekât, sosyal dengeyi ayakta tutar.
İşte Cenâb-ı Hakkʹın hoşnutluğuna erişmenin basamakları, imândan sonra özet olarak belirttiğimiz bu faktörlerdir.
KISSANIN TESELLİ VE TEBŞÎR ÖZELLİĞİ
İsmâil (A. S. ) kıssası, iki önemli husus daha yansıtmaktadır. Birincisi: Mekke’de ekonomik abluka altında bulunup rahat ibâdet edemiyen müʹminlere, yakında ortaya koydukları doğruluk, güvenilirlik havasının Arap Yarımadasıʹna yayılacağı ve haklara tecavüze son verileceği teselli mahiyetinde anlatılıyor. İkincisi: Yine yakın bir zamanda İslâm ahkâmının rahatlıkla teblîğ edilebileceği bir ülkeye hicret edileceği kapalı şekilde müjdeleniyor. Sonra da İbrahim (A. S. )ın soyundan gelen Resûlüllâh (A. S. ) Efendimiz’in sıradan bir kimse olmadığı, en soylu ailelerden seçilip bu düzeye getirildiği hatırlatılıyor.
ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI
Yukarıdaki âyetlerle, İsmâil Peygamberʹin bazı önemli özellikleri anlatılarak toplumu yönlendirme ölçü ve kıstasları veriliyor. Sonra da çok sıkıntılı günler geçirmekte olan müʹminlerin yakında Mekke’deki küfür çemberini aşıp selâmete erişecekleri ve İlâhî ahkâmı rahat teblîğ edebilecekleri bir ülkeye göç edecekleri kapalı şekilde haber veriliyor.
Aşağıdaki âyetlerle, doğruluğun timsali olan İdris Peygamberʹe. dikkatler çekiliyor ve doğruların eninde sonunda kurtulup selâmete erişecekleri müjdeleniyor.