MEÂLİ:
34- Her ümmetin (her milletin) son bulması için belirlenmiş bir vakti vardır, o gelince ne bir an geri kalırlar, ne de ileri geçerler.
İNİŞ SEBEBİ
Mekke putperestleri kendilerine ne zaman bir azâbın ineceğini alaylı bir tavırla sorup duruyorlardı. Bunun üzerine milletler, kavimler ve ümmetler hakkında ezelde tesbit edilip hazırlanan İlâhî kanunun şaşmayacağına, inecek hükmünün geri çevrilemiyeceğine işâretle yukarıdaki âyet indi. (Lübabu’t-te’vîl: ilgili âyet.)
MİLLETLERİN ECELİ
«Her ümmetin (her milletin) son bulması için belirlenmiş bir vakti vardır. »
Bilindiği gibi ecel tabiri, belirlenmiş vakit, ömür için konulmuş süre, borç için verilen va’de gibi manalara delâlet eder. Fertlerin belirlenmiş bir hayat süresi ve sonu olduğu gibi, milletlerin ve ümmetlerin de belirlenmiş bir devresi ve tarihten silinecek, ya da bölünüp parçalanacak; istiklâl ve hürriyetini kaybedecek bir devresi vardır.
Ünlü sosyolog İbn Haldun’un dediği gibi, insan ömrünün üç devresi bulunduğu gibi milletlerin de ömrünün üç devresi vardır: Çocukluk, gençlik ve yaşlılık. Yaşlılık devresine giren bir insanı gençlik çağına geri döndürmek nasıl mümkün değilse; ahlâk, inanç, ekonomi, düzen ve güç bakımından yaşlanan bir milletin de eceli pek yakın sayılır. İlâhî, ilim önceden bu dönem ve devreleri bilip tesbit etmiş ve ona göre takdîr edip yazmıştır. Vakti gelince ne bir an geri kalır, ne de ileri geçer.
Yukarıdaki âyetle bilhassa Mekke halkı uyarılıyor ve ecellerinin yakın olduğu, putperestliğin yıkılıp silineceği haber veriliyordu. Nitekim çok sürmedi onbir yıl sonra Hz. Peygamber (A. S. ) Allah yolunda savaşın farziyetine inanan güçlü bir orduyla Mekke üzerine yürüdü ve şehri fethederek müşriklerin saltanatına son verdi. Kutsal Kâbe’yi Allahʹa ibâdet yeri olarak tekrar ilk hüviyetine kavuşturdu. Böylece ezelî plân ve proğram kusursuz gerçekleşti.
ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI
Yukarıdaki âyetle milletlerin de fertler gibi ömür süreleri bulunduğu, Allah’a dosdoğru imân edip iyi-yararlı hizmetlerde bulunan bir milletin uzun ömürlü olacağına işâret edildi.
Aşağıdaki âyetlerle gönderilen peygambere inanıp kendini onun teblîğ ettiği esas ve prensiplere göre düzeltenlere dünyada da, âhirette de korku ve üzüntü olmayacağı belirtiliyor. Sonra da bilir, bilmez Allahʹa karşı yalan uyduranların büyük bir gaflet ve haksızlık içinde ömürlerini berbat ettikleri haber veriliyor ve arkasından böylelerine âhirette verilecek ceza çok duyarlı bir anlatımla hatırlatılıyor.