Nahl Suresi 118-119. Ayet — Tefsir

Ayet sayfasına git →

وَعَلَى الَّذِينَ هَادُوا حَرَّمْنَا مَا قَصَصْنَا عَلَيْكَ مِنْ قَبْلُ وَمَا ظَلَمْنَاهُمْ وَلٰكِنْ كَانُوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ ثُمَّ اِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ عَمِلُوا السُّوءَ بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُٓوا اِنَّ رَبَّكَ مِنْ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَحِيمٌ

118.

Daha önce sana anlattıklarımızı yahudi olanlara da haram kılmıştık. Biz (bununla) onlara zulmetmedik, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Diyanet İşleri

119.

Sonra, şüphesiz ki Rabbin; cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz Rabbin bundan sonra da elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Celal Yıldırım (İlmin Işığında Asrın Kur'an Tefsiri)

%100

MEÂLİ:

118- Daha önce sana anlattıklarımızı da Yahudî olanlara harâm kıl­mıştık. Biz onlara zulmetmedik, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.

119- Rabbin gerçekten, bilmeden kötülük işledikten sonra ardından tevbe edip kendini düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz ki, Rabbin bundan sonra da çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

YAHUDİLERE HARAM KILINAN ŞEYLER

«Daha önce sa­na anlattıklarımızı da Yahudî olanlara haram kılmıştık.. »

Yahudilere de daha önceleri, yukarıda belirtilen dört şey haram kılın­mış; ancak işledikleri zulüm, sergiledikleri azgınlık sebebiyle, ayrı bir ceza olarak diğer bazı şeyler de kendilerine haram kılınmıştır. Nitekim yukarı­daki âyetle, En’âm sûresinde geçen bu husustaki açıklamaya atıf yapılı­yor. Adı geçen sûrede Yahudilere ayrıca haram kılınan şeyler şöyle ifade edilmektedir: «Yahudî (dininden) olanlara da (Tevratʹta) her tırnaklı olan hayvanı haram kıldık. Sığır ve koyanların da sırtlarında veya bağırsakla­rında veya kemiğe karışık bulunan yağlar dışında iç yağlarını haram kıl­dık. Bu, aşırı gidip İlâhî sınırları aşmalarından, insan haklarına el uzatma­larından dolayı onlara verdiğimiz bir cezadır ve elbette biz doğrularızdır. » (En’âm Sûresi: 146)

Nisa sûresinde de tahrîm sebepleri biraz daha az farkla açıklanarak şöyle buyurulmaktadır: «Yahudîlerden (çoğunun) zulümleri, birçoklarını Al­lah yolundan alıkoymaları, men’edildikleri halde faiz almaları ve haksız se­beplerle insanların mallarını yemeleri sebebiyle (daha önceleri) kendilerine helâl kılınan iyi ve temiz şeyleri onlara haram kıldık ve yine onlardan kü­für üzere kalanlara elem verici bir azâp hazırladık. » (Nisâ Sûresi: 160-161)

Böylece Cenâb-ı Hak, bir milleti güçten düşüren, parçalanıp başka milletlerin boyunduruğu altına sokan dört ana sebebi, Nisa sûresinde açık, En’âm sûresinde yarı açık, Nahl sûresinde kapalı şekilde belirterek yaşa­makta olan milletleri uyarıyor.

O dört sebebi şöyle özetliyebiliriz:

1- Halkının çoğunun haksızlığı sanat edinip zulümde bulunması,

2- İnanan ve inanmak arzu ve hevesinde olan insanları Allah yolun­dan alıkoymak için birtakım çirkin oyunların düzenlenip sahneye konul­ması,

3- Haksız sebeplerle, dolaylı yollardan insanların mallarına el uza­tılması,

4- Yasaklandığı ve kesin haram kılındığı halde faize rağbet edilerek onun geçim vasıtası haline getirilmesi..

O halde Allah’ın insanlardan yana en çok hoşlanmadığı bu dört bü­yük günahın hepsini işleyen toplumların, kendilerini yıkıp yok edecek fe­lâket gelip kapılarına dayanmadan önce, tevbe edip hakka yönelmeleri bir emr-i İlâhîdir. Dönüş yapanlar için Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.

Diğer bir husus da şudur: Aynı konuyu üç ayrı yerde açıklayan Kur’­ân-ı Kerîm, Cenâb-ı Hakk’ın Tevrat’ta sözünü ettiğimiz dört şeyi kesinlikle yasaklayıp haram kıldığını haber veriyor. Hâlen mevcut Tevrat nüshala­rında bu haramlarla ilgili bazı kayıtlara rastlamak mümkün. Şöyle ki:

Faiz yasağı:

«Eğer kavmıma, yanında olan bir fakire, ödünç para verirsen, ona mu­rabahacı olmayacaksın; onun üzerine faiz koymıyacaksın.. » (Tevrat/Çıkış: 22/25)

Kan:

«Hiç bir şeyi kanla yemiyeceksiniz.. » (Tevrat/Levililer: 19/26)

Domuz eti:

«Ve domuzu da yemiyeceksiniz. Çünkü çatal ve yarık tırnaklıdır, fakat geviş getirmez, o size murdardır. » (Tevrat/Levililer: 11/7)

Yahudîler bu yasaklara uymadıkları için Cenâb-ı Hak, onları, başka şeyleri de haram kılmak suretiyle cezalandırmıştır. Tevrat’ta bu tahrîmle ilgili hükümler şöyle belirtilmiştir:

«Yeryüzünde olan bütün hayvanlardan yiyebileceğiniz hayvanlar bun­lardır. Hayvanlar arasında, çatal ve yarık tırnaklı olan ve geviş getiren her hayvanı yiyebilirsiniz. Fakat geviş getirenlerden ve çatal tırnaklılardan şun­ları yemiyeceksiniz: Deveyi, çünkü o geviş getirir, fakat çatal tırnaklı de­ğildir, size murdardır. Ve kaya porsuğunu, çünkü o geviş getirir, fakat ça­tal tırnaklı değildir, size murdardır. Ve tavşanı, çünkü o geviş getirir, fakat çatal tırnaklı değildir, size murdardır. Ve domuzu, çünkü çatal ve yarık tır­naklıdır, fakat geviş getirmez, o size murdardır. Onların etinden yemiye­ceksiniz ve leşlerine dokunmayacaksınız, onlar size murdardır. » (Tevrat/Levililer: 7/22-24)

«Ve Rab Musaʹya söyleyip dedi: İsrailoğullarına söyleyip de: Hiç bir yağ, öküz, yahut koyun, yahut keçi yağı yemiyeceksiniz. Ve kendiliğinden ölen yahut parçalanan hayvanın yağı başka her iş için kullanılabilir; fakat onu hiç yemiyeceksiniz.. » (Tevrat/Levililer: 11/1-8)

Ayrıca hayvan iç yağlarından Levililer kitabında birkaç yerde daha söz edilmektedir. Kurʹânʹda ise bu hükümler özetlenip tashîh edilerek İlâhî emirlerin doğru şekline yer verilmiştir.

ÂYETLER ARASINDA BAĞLANTI

Yukarıdaki âyetlerle, İlâhî emirlere uymayıp helâl ve haram konula­rında kendi anlayışlarına göre hükümler koyan İsrâiloğullarıʹna bu yüzden ceza verildiği, eti helâl olan bazı hayvanların ve iç yağlarının yasaklandığı açıklandı. Böylece yaşamakta olan müʹminlerin onlar gibi sakıncalı bir yo­la girmemeleri tenbih edildi. Sakıncalı yollara girenlerden tevbe edip dönüş yapanların bağışlanacağı müjdelenerek, ölmeden önce bu fırsatı değerlen­dirmeleri istendi.

Aşağıdaki âyetlerle, Yahudilerin İslâm’a karşı hasmane tutumları kı­nanıyor. İbrahim Peygamber’i sevdiklerini iddia ettikleri halde Onun Hanîf dinine uymadıkları konu ediliyor. Sonra da İbrahim Peygamber’in bazı özellikleri üzerinde durularak, neden Hz. Peygamberʹin (A. S. ) onun dinine uyduğunun sebep ve hikmeti açıklanıyor.