Atmak, fırlatmak, kaldırmak, reddetmek, uzağa koymak, uzaklaştırmak, ayırmak, uzatmak, uzaklık/mesafe
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
اُقْتُلُوا يُوسُفَ اَوِ اطْرَحُوهُ اَرْضًا يَخْلُ لَكُمْ وَجْهُ اَبِيكُمْ وَتَكُونُوا مِنْ بَعْدِهِ قَوْمًا صَالِحِينَ
uḳtulū yūsufe evi TraHūhu erDan yeḣlu lekum vechu ebīkum ve tekūnū min beǎ'dihi ḳavmen SāliHīne
"Yusuf'u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz."