ح ط ط (ḪŦŦ) kökünün geçtiği ayetler
Bir yükü indirmek, bırakmak, alçaltmak. Bir şeyi yüksek bir yerden alçak bir yere koymak, konmak veya bir yere konup yerleşmek, bir şeyi aşağı atmak, parayı peşin ödemek, bir şeyin yukarıdan aşağıya/aşağı doğru/bir eğimden aşağı inmesini veya gitmesini sağlamak, bir kişiyi alçaltmak veya rütbesini düşürmek, bir şeyden çok indirim yapmak, büyük bir indirim yapmak, birinin borcundan indirim yapmak, bir şeyden uzaklaştırmak veya üstünü almak, indirilmek, düşük veya ucuz olmak (fiyat), tempoda hızlı olmak, şiddetli koşma, bir şeye atılmak, içine dalmak, cildi ve şekli parlatmak veya düzeltmek veya süslemek, bir şeyin üzerine çizgi çekmek veya çizgi yapmak, indirilmek, inmek, aşağı inmek veya aşağıya doğru gitmek, yukarıdan aşağıya gitmek, alçaltılmak veya rütbesi düşürülmek, geri gitmek, uzaklaşmak, yok olmak, bir kişiden indirim istemek/talep etmek/arzu etmek.
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
İlgili Ayetler (2)
Bakara 2:58حِطَّةٌHiTTatunhitta (ya Rabbi bizi affet)
وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَايَاكُمْ وَسَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ
ve iƶ ḳulnā dḣulū hāƶihi l-ḳaryete fe kulū minhā Hayṧu şi'tum rağaden ve dḣulū l-bābe succeden ve ḳūlū HiTTatun neğfir lekum ḣaTāyākum ve se nezīdu l-muHsinīne
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.
A'raf 7:161حِطَّةٌHiTTatunaffet
وَاِذْ قِيلَ لَهُمُ اسْكُنُوا هٰذِهِ الْقَرْيَةَ وَكُلُوا مِنْهَا حَيْثُ شِئْتُمْ وَقُولُوا حِطَّةٌ وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا نَغْفِرْ لَكُمْ خَطِٓيـَٔاتِكُمْ سَنَزِيدُ الْمُحْسِنِينَ
ve iƶ ḳīle lehumu skunū hāƶihi l-ḳaryete ve kulū minhā Hayṧu şi'tum ve ḳūlū HiTTatun ve dḣulū l-bābe succeden neğfir lekum ḣaTiyātikum se nezīdu l-muHsinīne
O zaman onlara denilmişti ki: "Şu memlekete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi yiyin ve 'Hıtta (Ya Rabbi, bizi affet)' deyin. Kentin kapısından eğilerek tevazu ile girin ki biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere daha da fazlasını vereceğiz."