Saçmak/dağıtmak, (örneğin tohum ekmek, tahıl serpmek), yaymak/yaygınlaştırmak, ifşa etmek/açığa çıkarmak, harcamada savurgan, gevezelik/saçmalama, savurulmuş/israf edilmiş, yok edilmiş/tüketilmiş/boşa harcanmış/mahvolmuş, hafif/önemsiz, yanlış/boş/etkisiz, çok/bol/bereketli/bolluk/artış
Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0
Bu kök Kur'an boyunca 3 kez, 3 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.
وَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا
ve āti ƶā l-ḳurbā Haḳḳahu ve l-miskīne ve bne s-sebīli ve lā tubeƶƶir tebƶīran
Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.
اِنَّ الْمُبَذِّرِينَ كَانُوا اِخْوَانَ الشَّيَاطِينِ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِرَبِّهِ كَفُورًا
inne l-mubeƶƶirīne kānū iḣvāne ş-şeyāTīni ve kāne ş-şeyTānu li rabbihi kefūran
Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir.