وَلَتَنْصُرُنَّهُ kelimesinin geçtiği ayetler
Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden ولتنصرنه formunun kendisi aranıyor.
İlgili Ayetler (1)
Al-i İmran 3:81وَلَتَنْصُرُنَّهُve le tenSurunnehuve ona mutlaka yardım edeceksiniz
وَاِذْ اَخَذَ اللّٰهُ مِيثَاقَ النَّبِيِّنَ لَمَا اٰتَيْتُكُمْ مِنْ كِتَابٍ وَحِكْمَةٍ ثُمَّ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مُصَدِّقٌ لِمَا مَعَكُمْ لَتُؤْمِنُنَّ بِهِ وَلَتَنْصُرُنَّهُ قَالَ ءَاَقْرَرْتُمْ وَاَخَذْتُمْ عَلٰى ذٰلِكُمْ اِصْرِي قَالُوا اَقْرَرْنَا قَالَ فَاشْهَدُوا وَاَنَا۬ مَعَكُمْ مِنَ الشَّاهِدِينَ
ve iƶ eḣaƶe (a)llahu mīṧāḳa n-nebiyyīne le mā āteytukum min kitābin ve Hikmetin ṧumme cā'ekum rasūlun muSaddiḳun li mā meǎkum le tu'minunne bihi ve le tenSurunnehu ḳāle e eḳrartum ve eḣaƶtum ǎlā ƶālikum iSrī ḳālū eḳrarnā ḳāle fe şhedū ve enā meǎkum mine ş-şāhidīne
Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini doğrulayan bir peygamber geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz ve ona mutlaka yardım edeceksiniz" diye söz almış ve, "Bunu kabul ettiniz mi; verdiğim bu ağır görevi üstlendiniz mi?" demişti. Onlar, "Kabul ettik" demişlerdi. Allah da, "Öyleyse şahid olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım" demişti.