وَاُو۫تِينَا kelimesinin geçtiği ayetler
Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden واوتينا formunun kendisi aranıyor.
İlgili Ayetler (2)
Neml 27:16وَاُو۫تِينَاve ūtīnāve bize verildi
وَوَرِثَ سُلَيْمٰنُ دَاوُ۫دَ وَقَالَ يَاأَيُّهَا النَّاسُ عُلِّمْنَا مَنْطِقَ الطَّيْرِ وَاُو۫تِينَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَضْلُ الْمُبِينُ
ve veriṧe suleymānu dāvūde ve ḳāle yā eyyuhā n-nāsu ǔllimnā menTiḳa T-Tayri ve ūtīnā min kulli şey'in inne hāƶā le huve l-feDlu l-mubīnu
Süleyman, Davud'a varis oldu ve, "Ey insanlar, bize kuş dili öğretildi ve bize her şey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur" dedi.
Neml 27:42وَاُو۫تِينَاve ūtīnāve bize verilmişti
فَلَمَّا جَاءَتْ قِيلَ اَهٰكَذَا عَرْشُكِ قَالَتْ كَاَنَّهُ هُوَ وَاُو۫تِينَا الْعِلْمَ مِنْ قَبْلِهَا وَكُنَّا مُسْلِمِينَ
fe lemmā cā'et ḳīle e hākeƶā ǎrşuki ḳālet keennehu huve ve ūtīnā l-ǐlme min ḳablihā ve kunnā muslimīne
Belkıs gelince, "Senin tahtın böyle mi?" denildi. O da, "Sanki o! Fakat zaten daha önce bize bilgi verilmişti ve biz teslimiyet göstermiştik" dedi.