لِاَنْفُسِهِمْ kelimesinin geçtiği ayetler
Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden لانفسهم formunun kendisi aranıyor.
İlgili Ayetler (3)
Al-i İmran 3:178لِاَنْفُسِهِمْli enfusihimkendileri için
وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا اَنَّمَا نُمْلِي لَهُمْ خَيْرٌ لِاَنْفُسِهِمْ اِنَّمَا نُمْلِي لَهُمْ لِيَزْدَادُوا اِثْمًا وَلَهُمْ عَذَابٌ مُهِينٌ
ve lā yeHsebenne (e)lleƶīne keferū ennemā numlī lehum ḣayrun li enfusihim innemā numlī lehum li yezdādū iṧmen ve lehum ǎƶābun muhīnun
İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Biz, onlara ancak günahları artsın diye mühlet veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.
Ra'd 13:16لِاَنْفُسِهِمْli enfusihimkendilerine
قُلْ مَنْ رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ قُلِ اللّٰهُ قُلْ اَفَاتَّخَذْتُمْ مِنْ دُونِهِ اَوْلِيَٓاءَ لَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِي الْاَعْمٰى وَالْبَصِيرُ اَمْ هَلْ تَسْتَوِي الظُّلُمَاتُ وَالنُّورُ اَمْ جَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَاءَ خَلَقُوا كَخَلْقِهِ فَتَشَابَهَ الْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ اللّٰهُ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ وَهُوَ الْوَاحِدُ الْقَهَّارُ
ḳul men rabbu s-semāvāti ve l-erDi ḳuli (a)llahu ḳul e fe tteḣaƶtum min dūnihi evliyā'e lā yemlikūne li enfusihim nef'ǎn ve lā Derran ḳul hel yestevī l-eǎ'mā ve l-beSīru em hel testevī Z-Zulumātu ve n-nūru em ceǎlū li (a)llahi şurakā'e ḣaleḳū ke ḣalḳihi fe teşābehe l-ḣalḳu ǎleyhim ḳuli (a)llahu ḣāliḳu kulli şey'in ve huve l-vāHidu l-ḳahhāru
De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" "Allah'tır" de. De ki: "O'nu bırakıp da kendilerine (bile) bir faydası ve zararı olmayan dostlar (mabutlar) mı edindiniz?" De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma ile Allah'ın yaratması onlara göre birbirine mi benzedi?" De ki: "Her şeyin yaratıcısı Allah'tır. O, birdir, mutlak hakimiyet sahibidir."
Furkan 25:3لِاَنْفُسِهِمْli enfusihimkendilerine dahi
وَاتَّخَذُوا مِنْ دُونِهِ اٰلِهَةً لَا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِاَنْفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيٰوةً وَلَا نُشُورًا
ve tteḣaƶū min dūnihi āliheten lā yeḣluḳūne şey'en ve hum yuḣleḳūne ve lā yemlikūne li enfusihim Derran ve lā nef'ǎn ve lā yemlikūne mevten ve lā Hayāten ve lā nuşūran
(İnkar edenler), Allah'ı bırakıp hiçbir şey yaratmayan ve zaten kendileri yaratılmış olan, üstelik kendilerine fayda ve zararları dokunmayan, öldürmeye, yaşatmaya ve ölüleri diriltip kabirden çıkarmaya güçleri yetmeyen ilahlar edindiler.