Bu kelime (ör. bir özel isim) Kur'an'da üç harfli bir köke bağlı değil, bu yüzden قرينه formunun kendisi aranıyor.
وَقَالَ قَرِينُهُ هٰذَا مَا لَدَيَّ عَتِيدٌ
ve ḳāle ḳarīnuhu hāƶā mā ledeyye ǎtīdun
Beraberindeki (melek) şöyle der: "İşte bu yanımdaki hazır."
قَالَ قَرِينُهُ رَبَّنَا مَا اَطْغَيْتُهُ وَلٰكِنْ كَانَ فِي ضَلَالٍ بَعِيدٍ
ḳāle ḳarīnuhu rabbenā mā eTğaytuhu ve lākin kāne fī Delālin beǐydin
Arkadaşı (olan şeytan) der ki: "Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi."