Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah'a karşı gelmekten sakının.

وَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالًا طَيِّبًا وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذِي اَنْتُمْ بِهِ مُؤْمِنُونَ

ve kulū mimmā razeḳakumu (a)llahu Halālen Tayyiben ve tteḳū (a)llahe elleƶī entum bihi mu'minūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَكُلُواve kulūا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyeceklerve yiyin
2مِمَّاmimmā
3رَزَقَكُمُrazeḳakumuر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.size verdiği rızıklardan
4اللّٰهُ(a)llahuAllah'ın
5حَلَالًاHalālenح ل لÇözmek/açmak (düğüm), affetmek (günah), çözmek (zorluk/problem/bilmece), çözmek, affetmek, eritmek/sıvılaştırmak. Bir şeyi analiz etmek. Bir yerde ikamet etmek/konaklamak/yerleşmek, bir yer almak veya işgal etmek, yapılması gereken veya gerekli olan şey, kefaretini ödemek/geri almak/yeminden kurtulmak, yeminde istisna yapmak, bir şeyi yasal veya kabul edilebilir saymak veya düşünmek.helal
6طَيِّبًاTayyibenط ي بİyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal.(ve) temiz olarak
7وَاتَّقُواve tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişikorkun
8اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
9الَّذِيelleƶīo ki
10اَنْتُمْentumsiz
11بِهِbihikendisine
12مُؤْمِنُونَmu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanıyorsunuz

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve yiyin Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden helâl ve temiz olanları ve inandığınız Allah'tan çekinin.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve yiyin Allahʼın size rızık olarak verdiği şeylerden helâl ve temiz olanları ve inandığınız Allahʼtan çekinin.

Adem Uğur

Allah'ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yeyin ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah'tan korkun.

Ahmed Hulusi

Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden helal ve tayyib olanı yeyin. . . Korunun Allah'tan ki siz O'na, Esma'sıyla nefsinizin hakikati olduğu inancıyla, iman edenlersiniz!

Ahmet Tekin

Allah’ın size verdiği rızıkların helâl ve temiz olanlarından yeyin, kendisine iman etmiş olduğunuz Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun.

Ahmet Varol

Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yiyin ve kendisine iman ettiğiniz Allah'a karşı gelmekten sakının.

Ali Bulaç

Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal ve temiz olarak yiyin. Kendisine inanmakta olduğunuz Allah'tan korkup sakının.

Ali Fikri Yavuz

Allah’ın size rızık olarak verdiği nimetlerden helâl ve hoş olarak yeyin. Hem de kendisine iman etmiş bulunduğunuz Allah’dan korkun.

Ali Rıza Safa

Allah'ın size verdiği yiyecekleri helal ve temiz olarak yiyin ve inandığınız Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yiyiniz ve inandığınız Allah'tan sakınınız.

Bekir Sadak

Allah'in size verdigi riziktan temiz ve helal olarak yiyin. Inandiginiz Allah'tan sakinin.

Celal Yıldırım

Allah'ın size verdiği rızıktan heiâl ve temiz olarak yiyin ; imân ettiğiniz Allah'tan korkup (haddi aşmaktan ve haram yemekten) sakının.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah’ın size verdiği helâl ve temiz rızıklardan yiyin ve iman etmiş olduğunuz Allah’ın yasaklarından sakının.

Diyanet İşleri

Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal, iyi ve temiz olarak yiyin ve kendisine inanmakta olduğunuz Allah'a karşı gelmekten sakının.

Diyanet İşleri (eski)

Allah'ın size verdiği rızıktan temiz ve helal olarak yiyin. İnandığınız Allah'tan sakının.

Diyanet Vakfi

Allah'ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yeyin ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah'tan korkun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yeyin ve inandığınız Allah'tan korkun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem Allah'ın size rızık olarak verdiği nimetlerden helal ve temiz olarak yiyin hem de kendisine inanmış olduğunuz Allah'tan korkun!

Elmalılı Hamdi Yazır

hem Allahın size merzuk kıldığı ni'metlerden halal ve hoş olarak yeyin hem de kendisine mü'min bulunduğunuz Allahdan korkun

Erhan Aktaş

Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerin helal ve tayyib olanlarından yiyin. İman ettiğiniz Allah'a karşı takvalı olun.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerin helal ve tayyib olanlarından yiyin. İman ettiğiniz Allah'a karşı takvalı olun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerin helal ve tayyib olanlarından yiyin. İman ettiğiniz Allah'a karşı takvalı olun.

Fizilal-il Kuran

Allah'ın size bağışladığı helal ve temiz nimetlerden yiyin, kendisine iman ettiğiniz Allah'tan korkun.

Gültekin Onan

Tanrı'nın size rızık olarak verdiklerinden helal ve temiz olarak yiyin. Kendisine inançlı olduğunuz / bulunuduğunuz Tanrı'dan korkup sakının.

Hamdi Döndüren

Allah’ın size verdiği helal ve temiz rızıklardan yiyin. Siz kendisine inanmış olduğunuz Allah’tan sakının!

Hasan Basri Çantay

Allahın size rızk olmak üzere verdiği şeylerden halal ve tertemiz olarak yeyin. Siz, kendisine iman etmiş olduğunuz Allahdan korkun.

Hasib Asutay

Allahʼın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıktan yiyin ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah'tan korkun.

Hayrat Neşriyat

O hâlde Allah’ın sizi, helâl (ve) temiz olarak rızıklandırdığı şeylerden yiyin ve siz kendisine inanan kimseler olduğunuz Allah’dan sakının!

İbni Kesir

Allah'ın size verdiği rızıktan helal ve temiz olarak yeyin. Sizin kendisine iman etmiş olduğunuz Allah'tan da korkun.

Mehmet Okuyan

Allah’ın size verdiği rızıktan temiz helal olarak yiyin ve kendisine iman etmiş olduğunuz Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun!

Muhammed Esed

O halde, Allahın rızık olarak size bağışladığı meşru güzelliklerden yararlanın ve iman ettiğiniz Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.

Mustafa İslamoğlu

O halde, Allah'ın size sunduğu rızıkların helal ve temiz olanlarından yararlanın ve kendisine iman ettiğiniz Allah'a saygılı olun!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Allah Teâlâ'nın sizi merzûk etmiş olduğu şeylerden helâl ve temiz olanları yiyiniz, kendisine imân etmiş olduğunuz Allah Teâlâ'dan da korkunuz.

Ömer Öngüt

Allah'ın size verdiği rızıklardan helâl ve temiz olarak yiyin, kendisine iman etmiş bulunduğunuz Allah'tan korkun.

Suat Yıldırım

Allah’ın size rızık olmak üzere yarattığı şeylerden helâl ve temiz olarak yiyin. Kendisine iman ettiğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının.

Süleyman Ateş

Allah'ın size verdiği rızıklardan helal ve temiz olarak yeyin ve inandığınız Allah'tan korkun!

Süleymaniye Vakfı

Allah'ın size verdiği rızıkların helal ve temiz olanlarından yiyin. İnanıp güvendiğiniz Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın size verdiği rızıkların helal ve temiz olanından yiyin ve inanıp güvendiğiniz Allah'tan çekinin.

Şaban Piriş

Allah'ın size verdiği helal ve temiz rızıktan yiyin. Ve kendisine iman ettiğiniz Allah'tan korkun.

Tefhim-ul Kuran

Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden helal ve temiz olarak yiyin. Kendisine inanmakta olduğunuz Allah'tan da korkup sakının.

Ümit Şimşek

Allah'ın sizi rızıklandırdığı helâl ve temiz nimetlerden yiyin. Bir de, kendisine iman ettiğiniz Allah'a karşı gelmekten sakının.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın size helal ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin. Kendisine iman ettiğiniz Allah'tan korkun.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahın sizə ruzi olaraq verdiyi halal, təmiz nemətlərdən yeyin və iman gətirmiş olduğunuz Allahdan qorxun!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahın sizə verdiyi ruzidən halal və təmiz olanını yeyin. İnandığınız Allahdan qorxun!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Eßt von den erlaubten und guten Dingen, die Gott euch beschert und fürchtet Gott, an Den ihr innig glaubt!

Almanca — Der Edle Quran

Und eßt von dem, womit Allah euch versorgt hat, als etwas Erlaubtem und Gutem, und fürchtet Allah, an Den ihr glaubt!

Almanca — M. A. Rassoul

Und esset von dem, was Allah euch gegeben hat: Erlaubtes, Gutes. Und fürchtet Allah, an Den ihr glaubt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und speist von dem Rizq, das ALLAH euch als gutes Halal gewährt hat und handelt Taqwa gemäß ALLAH gegenüber, an Den ihr den Iman verinnerlicht habt!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Eat of what We provisioned you; it is all replete with choice of all delights and enjoy all that is pure, lawful, wholesome and not forbidden, and entertain the profound reverence dutiful to Allah Whom you maintain as the heart of your purpose.

Abdul Haleem

but eat the lawful and good things that God provides for you. Be mindful of God, in whom you believe.

Abdullah Yusuf Ali

Eat of the things which Allah hath provided for you, lawful and good; but fear Allah, in Whom ye believe.

Abul A'la Maududi

And partake of the lawful, good things which Allah has provided you as sustenance, and refrain from disobeying Allah in Whom you believe.

Aisha Bewley

Eat the halal and good things Allah has provided for you, and have taqwa of Allah, Him in Whom you have iman.

Al-Hilali & Khan

And eat of the things which Allâh has provided for you, lawful and good, and fear Allâh in Whom you believe.

Ali Quli Qarai

Eat the lawful and good things Allah has provided you, and be wary of Allah in whom you have faith.

Amatul Rahman Omar

And eat of what Allâh has provided you of (things) lawful, good and pure. And take Allâh as a shield, in whom you repose your faith.

Arthur John Arberry

Eat of what God has provided you lawful and good; and fear God, in whom you are believers.

Bijan Moeinian

Eat and enjoy the pure and lawful things that God has provided for you and keep God with the utmost respect in mind, if you are the believers.

E. Henry Palmer

But eat of what God has provided you lawfully of good things; and fear God, in whom ye believe.

Edip-Layth

Eat from what God has provided for you, good and lawful; and be aware of God in whom you acknowledge.

George Sale

And eat of that which Allah has provided for you of what is lawful and good. And fear Allah in Whom you believe.

Hamid S. Aziz

But eat of what Allah has provided you, lawful and good things; and fear (do your duty to) Allah, in Whom you believe.

Mahmoud Ghali

And eat of whatever Allah has provided you, lawful and good, and be pious to Allah, in Whom you are believers.

Marmaduke Pickthall

Eat of that which Allah hath bestowed on you as food lawful and good, and keep your duty to Allah in Whom ye are believers.

Mohamed Ahmed - Samira

Eat what is lawful and good of the provisions God has bestowed on you, and fear God in whom you believe.

Muhammad Asad

Thus, partake of the lawful, good things which God grants you as sustenance, and be conscious of God, in whom you believe.

Mustafa Khattab

Eat of the good, lawful things provided to you by Allah. And be mindful of Allah in Whom you believe.

Progressive Muslims

And eat from what He has provided for you, good and lawful; and be aware of God in whom you believe.

Sahih International

And eat of what Allah has provided for you [which is] lawful and good. And fear Allah, in whom you are believers.

Sam Gerrans

And eat of what God has provided you, lawful and good; and be in prudent fear of God in whom you are believers.

Shabbir Ahmed

Thus, partake of the Lawful, good things that Allah grants you as sustenance. And be conscious of Allah, in Whom you are believers.

Syed Vickar Ahamed

Eat from the lawful and good things that Allah has provided for you, but fear Allah, in Whom you believe.

Taqi Usmani

Eat from what Allah has provided you as good and lawful, and fear Allah in whom you believe.

The Monotheist Group

And eat from what God has provided for you, good and lawful; and be aware of God in whom you believe.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et mangez de ce quʹAllah vous a attribué de licite et de bon. Craignez Allah, en qui vous avez foi.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji risqê xweş û helal ew ê ku Xwedê dayî we bixwin û vexwin. Ji Xwedayê ku we bawerî pê aniye bitirsin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En eet van wat God jullie als levensonderhoud gegeven heeft, als iets wat toegestaan en goed is. En vreest God in Wie jullie geloven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Eet hetgeen God u tot voedsel heeft gegeven, hetgeen wettig en goed is, en vreest God, in wien gij gelooft.

Hollandaca — Siregar

En eet van de goede, toegestane zaken (Halâl) waarmee Allah jullie voorziet. En vreest Allah, Degene in Wie jullie geloven.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

Вкушайте пищу дозволенную и приятную, ту, что Аллах дал вам в удел, и бойтесь Аллаха, в которого вы веруете.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Njut således av alla tillåtna goda ting som Gud har skänkt er för er försörjning och frukta Gud, målet för er tro.