Fussilet — Dil Profiliفصلت
794 kelime, 54 ayet üzerinden önceden hesaplanmıştır (18.08.2026).
Bu sureye özgü nadir kullanımlar
Kur'an genelinde en fazla 3 kez geçen ya da (kaç kez geçerse geçsin) yalnızca bu surede geçen kök ve çekim formları.
Nadir kökler
- ق و ت(GWT)2×Beslemek/yemek vermek, besinler/gıdalar/erzaklar. Koruyucu/denetleyici/gözlemci, dağıtımı kontrol eden, güçlü muhafız, gözetleyen.
- د خ ن(D̃ḢN)2×Duman çıkarmak, dumanlamak, toz kaldırmak, değişmek, huysuz olmak, tütsülemek, beceriksizce aramak, bir şeyi beceriksizce kullanmak, bozmak, düzgün kullanamamak
- ق ي ض(GYĐ)2×Kabuğu kırmak (tavuk), kırılmak, bölünmek, boşaltmak, özümsemek, tahsis etmek. qayyada (fiil 2) - kader olmak, tahsis edilmek, birisi için hazırlamak.
- ك م م(KMM)2×kılıf, kın (örn. meyve ağacının)
- س ت ر(STR)3×Örtmek, gizlemek, kapamak, saklamak, korumak, perdelemek, maskelemek
- ص ر ص ر(ṦRṦR)3×Bu, sarra'dan (yeşil ağaçkakanın çıkardığı gibi bağırmak, şakırdama sesi çıkarmak) türetilmiş dörtlü bir fiildir. Sarsarun - yüksek sesle kükreyen ve öfkeli rüzgar, soğuk esinti, rüzgar, şiddetli rüzgar, kudurmuş öfkeli ve yoğun soğuk (rüzgar) anlamlarına gelir.
- ن ح س(NḪS)3×ölümcül olmak, bakır gibi kırmızı, talihsizlik, uğursuz olmak.
- س ا م(SÊM)3×Zehirlemek, zehir vermek, zehir saçmak, zehirli olmak
- ا ف ق(ÊFG)3×Gökyüzü, gökler, ufuk, arazi veya onun bir parçası, bunların sınırı/uç kısmı.
- ن ا ي(NÊY)3×Uzaklaştırmak, uzak olmak, uzaklaşmak, herhangi birini uzak tutmak, önlemek, geri çekilmek, geri dönmek, mesafe koymak (örn. kendini), geri çekilmek.
Nadir çekim formları
- اٰذَانِنَا(āƶāninā)yalnızca bu surede
- ائْتِيَا('tiyā)yalnızca bu surede
- وَلِلْاَرْضِ(ve li l-erDi)yalnızca bu surede
- طَائِعِينَ(Tāiǐyne)yalnızca bu surede
- فَقَضٰيهُنَّ(fe ḳaDāhunne)yalnızca bu surede
- سَمَاءٍ(semāin)yalnızca bu surede
- اَقْوَاتَهَا(eḳvātehā)yalnızca bu surede
- نَحِسَاتٍ(neHisātin)yalnızca bu surede
- اَخْزٰى(eḣzā)yalnızca bu surede
- فَهَدَيْنَاهُمْ(fe hedeynāhum)yalnızca bu surede
- الْعَمٰى(l-ǎmā)yalnızca bu surede
- اَنْطَقَنَا(enTaḳanā)yalnızca bu surede
- اَرْدٰيكُمْ(erdākum)yalnızca bu surede
- يَصْبِرُوا(yeSbirū)yalnızca bu surede
- اَنْطَقَ(enTaḳa)yalnızca bu surede
- وَقَيَّضْنَا(ve ḳayyeDnā)yalnızca bu surede
- فَزَيَّنُوا(fe zeyyenū)yalnızca bu surede
- جُلُودُكُمْ(culūdukum)yalnızca bu surede
- تَغْلِبُونَ(teğlibūne)yalnızca bu surede
- وَالْغَوْا(ve lğav)yalnızca bu surede
- تَسْمَعُوا(tesmeǔ)yalnızca bu surede
- اَضَلَّانَا(eDellānā)yalnızca bu surede
- تَتَنَزَّلُ(tetenezzelu)yalnızca bu surede
- اَوْلِيَٓاؤُ۬كُمْ(evliyā'ukum)yalnızca bu surede
- تَشْتَهِي(teştehī)yalnızca bu surede
- لِلْقَمَرِ(li l-ḳameri)yalnızca bu surede
- تَسْجُدُوا(tescudū)yalnızca bu surede
- اَعْجَمِيًّا(eǎ'cemiyyen)yalnızca bu surede
- ءَاَۭعْجَمِيٌّ(e eǎ'cemiyyun)yalnızca bu surede
- عَمًى(ǎmen)yalnızca bu surede
- اَكْمَامِهَا(ekmāmihā)yalnızca bu surede
- اٰذَنَّاكَ(āƶennāke)yalnızca bu surede
- فَيَؤُ۫سٌ(fe yeūsun)yalnızca bu surede
- رُجِعْتُ(ruciǎ'tu)yalnızca bu surede
- لَلْحُسْنٰى(le l-Husnā)yalnızca bu surede
- قَنُوطٌ(ḳanūTun)yalnızca bu surede
- يَسْـَٔمُ(yesemu)yalnızca bu surede
- فَذُو(fe ƶū)yalnızca bu surede
- عَرِيضٍ(ǎrīDin)yalnızca bu surede
- وَبَارَكَ(ve bārake)yalnızca bu surede
- وَاسْتَغْفِرُوهُ(ve steğfirūhu)yalnızca bu surede
- نَجْعَلْهُمَا(nec'ǎlhumā)yalnızca bu surede
- وَحَقَّ(ve Haḳḳa)yalnızca bu surede
- فَلَنُنَبِّئَنَّ(fe le nunebbienne)yalnızca bu surede
- سَنُرِيهِمْ(se nurīhim)yalnızca bu surede
- تَسْتَتِرُونَ(testetirūne)yalnızca bu surede
- فَلَنُذِيقَنَّ(fe le nuƶīḳanne)yalnızca bu surede
- وَاَبْشِرُوا(ve ebşirū)yalnızca bu surede
- شَهِدْتُمْ(şehidtum)yalnızca bu surede
- يَسْتَعْتِبُوا(yesteǎ'tibū)yalnızca bu surede
- تَخَافُوا(teḣāfū)yalnızca bu surede
- الْاٰفَاقِ(l-āfāḳi)yalnızca bu surede
- الْمُعْتَبِينَ(l-muǎ'tebīne)yalnızca bu surede
- وَذُو(ve ƶū)yalnızca bu surede
- قُرَنَاءَ(ḳuranā'e)yalnızca bu surede
- لِلرُّسُلِ(li r-rusuli)yalnızca bu surede
- يَكُونَا(yekūnā)2×
- فَاَصْبَحْتُمْ(fe eSbeHtum)2×
- يَكْفِ(yekfi)2×
- عَدَاوَةٌ(ǎdāvetun)2×
- سَمْعُكُمْ(sem'ǔkum)2×
- اَبْصَارُكُمْ(ebSārukum)2×
- مَسَّتْهُ(messethu)2×
- تَدْعُونَا(ted'ǔnā)2×
- لِلسَّائِلِينَ(li s-sāilīne)2×
- بِجَانِبِهِ(bi cānibihi)2×
- وَرَبَتْ(ve rabet)2×
- اِدْفَعْ(idfeǎ')2×
- قَالَتَا(ḳāletā)2×
- لَمُحْيِ(le muHyī)2×
- وَحِفْظًا(ve HifZen)2×
- ظَنُّكُمُ(Zennukumu)2×
- اَسْوَاَ(esvee)2×
- وَقْرٌ(veḳrun)yalnızca bu surede
- دُخَانٌ(duḣānun)2×
- بِمَصَابِيحَ(bi meSābīHa)2×
- صَرْصَرًا(SarSaran)2×
- نُذِيقُهُمُ(nuƶīḳuhumu)2×
- يُحْشَرَ(yuHşera)2×
- الْاَسْفَلِينَ(l-esfelīne)2×
- لِلشَّمْسِ(li ş-şemsi)2×
- اهْتَزَّتْ(htezzet)2×
- اَسَٓاءَ(esā'e)2×
- اَذَقْنَاهُ(eƶeḳnāhu)2×
- اَحْيَاهَا(eHyāhā)2×
- يُنَادَوْنَ(yunādevne)2×
- يَنْزَغَنَّكَ(yenzeğanneke)2×
- وَلَنُذِيقَنَّهُمْ(ve le nuƶīḳannehum)2×
- تَسْتَوِي(testevī)2×
- يَسْـَٔمُونَ(yesemūne)2×
- اَنْذَرْتُكُمْ(enƶertukum)2×
- فَاسْتَقِيمُوا(fe steḳīmū)2×
- وَنَاٰ(ve neā)2×
- وَتَجْعَلُونَ(ve tec'ǎlūne)2×
- فَوْقِهَا(fevḳihā)3×
- يَتَبَيَّنَ(yetebeyyene)3×
- يَوْمَيْنِ(yevmeyni)3×
- اَقْدَامِنَا(eḳdāminā)3×
- تَحْزَنُوا(teHzenū)3×
- اَرِنَا(erinā)3×
- الْهُونِ(l-hūni)3×
- تَقْدِيرُ(teḳdīru)3×
- يُلْحِدُونَ(yulHidūne)3×
- اسْتَحَبُّوا(steHabbū)3×
- ضَرَّاءَ(Derrā'e)3×
- عَامِلُونَ(ǎāmilūne)3×
- عَرَبِيٍّ(ǎrabiyyin)3×
- اَظُنُّ(eZunnu)3×
- يُقَالُ(yuḳālu)3×
- يُلْقٰى(yulḳā)3×
- يُلَقّٰيهَٓا(yuleḳḳāhā)3×
- جَٓاؤُ۫هَا(cā'ūhā)3×
- اَمْرِهَا(emrihā)3×
- صَاعِقَةُ(Sāǐḳatu)yalnızca bu surede
- يُوزَعُونَ(yūzeǔne)3×
- خَلَقَهُنَّ(ḣaleḳahunne)3×
- اَنْعَمْنَا(en'ǎmnā)3×
- يَخْفَوْنَ(yeḣfevne)3×
- نَزْغٌ(nezğun)3×
- وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ(ve le necziyennehum)3×
Zaman kipi dağılımı
Fiillerin kaçı geçmiş (Mazi), kaçı geniş/şimdiki-gelecek (Muzari), kaçı buyurgan (Emir) kipte.
- Mazi (geçmiş)
- 108 (%56)
- Muzari (şimdiki/gelecek)
- 70 (%36)
- Emir (buyurgan)
- 16 (%8)
Kur'an geneli: Mazi %47 · Muzari %43 · Emir %10 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor (iki-oranlı z-testi, |z|>1.96).
Zamir / hitap şekli dağılımı
Zamirlerin kaçı 1. şahıs (konuşan), kaçı 2. şahıs (doğrudan hitap edilen), kaçı 3. şahıs (hakkında konuşulan).
- Mütekellim (1. şahıs)
- 22 (%11)
- Muhatap (2. şahıs)
- 43 (%22)
- Gaib (3. şahıs)
- 129 (%66)
Kur'an geneli: Mütekellim %13 · Muhatap %24 · Gaib %64 — koyu renkli değerler bu taban orandan istatistiksel olarak anlamlı ölçüde sapıyor.
Fiil babı (kalıbı) dağılımı
Bu suredeki mezid (kalıba girmiş) fiillerin hangi babda çekildiği — ör. Tef'îl (yoğunlaştırma/geçişlilik), İfti'âl (dönüşlülük) gibi. Mücerred (yalın) fiiller ve isimler bir baba sahip olmadığından dağılıma girmez.
Baş / orta / son karşılaştırması
Sure ilerledikçe kip/hitap dağılımı değişiyor mu?
| Bölüm | Ayetler | Mazi/Muzari/Emir | Mütekellim/Muhatap/Gaib |
|---|---|---|---|
| Baş | 1-18 | 35/14/7 | 7/12/37 |
| Orta | 19-36 | 34/28/5 | 4/20/43 |
| Son | 37-54 | 39/28/4 | 11/11/49 |
Öne çıkan kökler
Bu surede, Kur'an genelindeki oranına göre beklenenden anlamlı ölçüde daha sık geçen kökler (hiper-geometrik z-skoru — bkz. Arama sayfasındaki bağlam taraması ile aynı yöntem).
- س ا م(SÊM)Zehirlemek, zehir vermek, zehir saçmak, zehirli olmak2 ayet · beklenen 0.0 · z=12.30
- ج ل د(CLD̃)Vurmak/incitmek/deriyi dövmek, kamçıyla vurmak, düşmek, zorlamak, dayanıklı/güçlü/sağlam olmak, dayanıklı veya sabırlı olmak, biriyle mücadele etmek, zorlamak/mecbur bırakmak/gerekli kılmak.3 ayet · beklenen 0.1 · z=10.52
- و ق ر(WGR)Kulakta ağır olmak, sağır olmak, kulakta ağırlık, nazik olmak, merhametli olmak, saygın olmak2 ayet · beklenen 0.1 · z=6.92
- ص ع ق(ṦAG)Yıldırım veya şimşek vurmak, bayılmak, bilinçsiz olmak, şoke olmak, aklı başından gitmek2 ayet · beklenen 0.1 · z=6.54
- ج ح د(CḪD̃)Bir şeyi inkar etmek veya kabul etmemek, cimri veya açgözlü olmak, fakir olmak veya az iyiliğe sahip olmak, dağılmış veya saçılmış olmak, miktar olarak az, kıt olmak.2 ayet · beklenen 0.1 · z=5.91
- ظ ن ن(ƵNN)Düşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.4 ayet · beklenen 0.5 · z=5.04
- ع ر ب(ARB)saf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su; farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat; tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, Araplaşmak2 ayet · beklenen 0.2 · z=4.17
- ع م ل(AML)iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalat9 ayet · beklenen 2.7 · z=3.94
- ش ه د(ŞHD̃)tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.5 ayet · beklenen 1.1 · z=3.87
- ا ن س(ÊNS)sosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.4 ayet · beklenen 0.8 · z=3.60