Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.

لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِهِ عَلِيمٌ

len tenālū l-birra Hattā tunfiḳū mimmā tuHibbūne ve mā tunfiḳū min şey'in fe inne (a)llahe bihi ǎlīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لَنْlenasla
2تَنَالُواtenālūن ي لElde etmek/tedarik etmek, almak, ulaşmak, erişmek, önem arz etmekeremezsiniz
3الْبِرَّl-birraب ر رİyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmakiyiliğe
4حَتّٰىHattākadar
5تُنْفِقُواtunfiḳūن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.(Allah için) harcayıncaya
6مِمَّاmimmāşeylerden
7تُحِبُّونَtuHibbūneح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.sevdiğiniz
8وَمَاve māve ne ki?
9تُنْفِقُواtunfiḳūن ف قsatılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek.harcarsanız
10مِنْminherhangi bir
11شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişşeyden
12فَاِنَّfe inneşüphesiz
13اللّٰهَ(a)llaheAllah
14بِهِbihionu
15عَلِيمٌǎlīmunع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kesin olarak hayır ve ihsan mertebesine erişmezsiniz sevdiğiniz şeyleri harcamadıkça ve şüphe yok ki Allah, harcadığınız şeyleri bilir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kesin olarak hayır ve ihsan mertebesine erişmezsiniz sevdiğiniz şeyleri harcamadıkça ve şüphe yok ki Allah, harcadığınız şeyleri bilir.

Adem Uğur

Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça "iyi" ye eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.

Ahmed Hulusi

Sevdiğiniz şeyleri başkalarına karşılıksız olarak bağışlamadıkça "Birr"e (hayra) eremezsiniz. Neyi Allah için karşılıksız bağışlarsanız, Allah onu (yaratanı olarak) bilir (karşılığını da halkeder).

Ahmet Tekin

Sevdiğiniz değerli şeylerden Allah yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcamadıkça, gerçek iyiliğe, hakiki müslümanlığa, kâmil, yiğit insan olma (fütüvvet) derecesine eremezsiniz. Yolunda karşılık beklemeden, gönüllü harcadığınız her şeyi Allah bilir, karşılıksız bırakmaz.

Ahmet Varol

Sevdiklerinizden (Allah yolunda) harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.

Ali Bulaç

Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.

Ali Fikri Yavuz

Sevdiğiniz şeylerden sadaka vermedikçe, siz cennete eremezsiniz. Allah yolunda her ne harcarsanız muhakkak Allah onu bilendir.

Ali Rıza Safa

Yardımlaşmak amacıyla sevdiğiniz şeylerden paylaşmadıkça, gerçek erdemliliğe asla erişemezsiniz. Yardımlaşmak amacıyla ne paylaşırsanız, Allah, kesinlikle onu bilir.

Bayraktar Bayraklı

Sevdiğiniz şeylerden başkaları için harcamadıkça iyiye ulaşamazsınız; her ne harcarsanız şüphesiz Allah ondan tamamıyla haberdardır.

Bekir Sadak

Sevdiginiz seylerden sarfetmedikce iyilige erisemezsiniz. Her ne sarfederseniz, suphesiz Allah onu bilir.

Celal Yıldırım

Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda, O'nun rızası uğrunda) harcamadıkça, gerçek iyiliğe elbette erişemezsiniz. Her ne harcarsanız, elbette Allah onu bilir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah yolunda sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe asla eremezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.

Diyanet İşleri

Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.

Diyanet İşleri (eski)

Sevdiğiniz şeylerden sarfetmedikçe iyiliğe erişemezsiniz. Her ne sarfederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.

Diyanet Vakfi

Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça «iyi»ye eremezsiniz. Her ne harcarsanız, Allah onu hakkıyla bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça, gerçek iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sevdiğiniz şeylerden başkalarına da vermedikçe, tam bir iyilik vasfına eremezsiniz. Her ne harcarsanız şüphesiz Allah onu bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe siz birre eremezsiniz, maamafih her ne infak eyleseniz şüphesiz Allah onu da bilir

Erhan Aktaş

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe asla birr'e erişemezsiniz. Ne infak ederseniz, Allah, onu bilir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe asla birr'e erişemezsiniz. Ne infak ederseniz, Allah, onu bilir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe asla birr'e erişemezsiniz. Ne infak ederseniz, Allah, onu bilir.

Fizilal-il Kuran

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyilik mertebesine eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, hiç şüphesiz Allah onu bilir.

Gültekin Onan

Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Tanrı onu bilir.

Hamdi Döndüren

Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, iyiliğe (erdeme) eremezsiniz! Her ne harcarsanız Allah onu çok iyi bilir.

Hasan Basri Çantay

Siz, sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcayıncaya kadar asla iyiliğe ermiş (birr-ü taat etmiş) olmazsınız. Her ne infak ederseniz sübhesiz Allah onu bilicidir.

Hasib Asutay

Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir.

Hayrat Neşriyat

Sevmekte olduğunuz şeylerden (Allah yolunda) sarf etmedikçe, (gerçek) iyiliğe aslâ erişemezsiniz. O hâlde her ne sarf ederseniz, artık şübhesiz ki Allah, onu hakkıyla bilendir.

İbni Kesir

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe, asla bir'e erişemezsiniz. Ve her ne infak ederseniz; şüphesiz Allah, onu bilir.

Mehmet Okuyan

Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) infak edinceye (verinceye) kadar asla iyiliğe ulaşamazsınız. Şüphesiz ki Allah her neyi infak ederseniz (verirseniz) onu bilendir.

Muhammed Esed

(Size gelince ey müminler,) kendiniz için özenle ayırdığınız şeylerden başkaları için harcamadıkça gerçek erdeme ulaşmış olamazsınız; ve her ne harcarsanız kuşkusuz, Allah ondan tamamiyle haberdardır.

Mustafa İslamoğlu

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe fazilete ulaşamazsınız; zaten ne infak ederseniz edin, kesinlikle Allah onu ayrıntısıyla bilir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar birre nâil olamazsınız ve her ne şey infak ederseniz şüphe yok ki, Allah Teâlâ hakkıyla bilir.

Ömer Öngüt

Sevdiğiniz şeyleri Allah yolunda infak etmedikçe aslâ iyiliğe eremezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz ki Allah onu bilir.

Suat Yıldırım

Sevdiğiniz mallarınızdan Allah yolunda harcamadıkça "fazilet" mertebesine ulaşamazsınız. Bununla beraber her ne infak ederseniz, Allah mutlaka onu bilir.

Süleyman Ateş

Sevdiğiniz şeylerden (Allah için) harcamadıkça asla iyiliğe eremezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu bilir.

Süleymaniye Vakfı

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe / hayra harcamadıkça asla erdemliliğe ulaşamazsınız. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sevdiğiniz şeylerden hayra harcamadıkça bolluğa ve refaha kavuşamazsınız. Yaptığınız her harcamayı bilen Allah'tır.

Şaban Piriş

Sevdiğiniz şeylerden (Allah için) vermedikçe iyiliğe erişemezsiniz. Her ne verirseniz, şüphesiz Allah onu bilir.

Tefhim-ul Kuran

Sevdiğiniz şeylerden infak edinceye kadar asla iyiliğe erişemezsiniz. Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir.

Ümit Şimşek

Sevdiğiniz şeylerden bağışta bulunmadıkça hayra ermiş olmazsınız. Sizin hayır için harcadığınız herşeyi ise Allah bilir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe hayırda erginliğe/dürüstlüğe asla ulaşamazsınız. İnfak etmekte olduğunuz her şeyi, Allah çok iyi bilmektedir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sevdiyiniz şeylərdən Allah yolunda xərcləməyincə xeyrə nail olmayacaqsınız. Sizin nə xərclədiyinizi, şübhəsiz ki, Allah bilir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sevdiyiniz şeylərdən (haqq yolunda) sərf etməyincə savaba çatmarsınız. Şübhəsiz ki, Allah (Onun yolunda) xərclədiyiniz hər bir şeyi biləndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gottes Gunst werdet ihr erst erlangen, wenn ihr von den Gaben spendet, die ihr liebt. Was ihr auch spendet, Gott weiß genau darüber Bescheid.

Almanca — Der Edle Quran

Ihr werdet die Güte nicht erreichen, bevor ihr nicht von dem ausgebt, was euch lieb ist. Und was immer ihr ausgebt, so weiß Allah darüber Bescheid.

Almanca — M. A. Rassoul

Ihr werdet das Gütigsein nicht erlangen, ehe ihr nicht von dem spendet, was ihr liebt; und was immer ihr spendet, seht, Allah weiß es.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr werdet (die Belohnung für) das gottgefällige Handeln nicht erhalten, bis ihr von dem spendet, was ihr liebt. Und egal was ihr spendet, darüber ist ALLAH gewiß allwissend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

You people shall not attain piety, the groundwork of Allah’s system of faith and worship, until you spend of what you treasure and cherish in divine service. Whatever you spend in this respect comes to Allah’s knowledge.

Abdul Haleem

None of you [believers] will attain true piety unless you give out of what you cherish: whatever you give, God knows about it very well.

Abdullah Yusuf Ali

By no means shall ye attain righteousness unless ye give (freely) of that which ye love; and whatever ye give, of a truth Allah knoweth it well.

Abul A'la Maududi

You shall not attain righteousness until you spend out of what you love (in the way of Allah). Allah knows whatever you spend.

Aisha Bewley

You will not attain true goodness until you give of what you love. Whatever you give away, Allah knows it.

Al-Hilali & Khan

By no means shall you attain Al-Birr (piety, righteousness - here it means Allâh’s Reward, i.e. Paradise), unless you spend (in Allâh’s Cause) of that which you love; and whatever of good you spend, Allâh knows it well.

Ali Quli Qarai

You will never attain piety until you spend out of what you hold dear, and whatever you may spend of anything, Allah indeed knows it.

Amatul Rahman Omar

Never shall you attain the highest state of virtue unless you spend (in the cause of Allâh) out of that which you love; and whatever you spend, Allâh, indeed, knows it well.

Arthur John Arberry

You will not attain piety until you expend of what you love; and whatever thing you expend, God knows of it.

Bijan Moeinian

you cannot attain the righteousness without sacrificing the things that you love the most [to please the Lord. ] and God is aware of whatever you sacrifice [for the sake of His pleasure.]

E. Henry Palmer

Ye cannot attain to righteousness until ye expend in alms of what ye love. But what ye expend in alms, that God knows.

Edip-Layth

You will not reach piety until you spend from what you love. Whatever you spend, God is aware of it.

George Sale

Ye will never attain unto righteousness, until ye give in alms of that which ye love: And whatever ye give, God knoweth it.

Hamid S. Aziz

You cannot attain to righteousness until you spend freely of what you love. But what you spend, of that Allah is aware.

Mahmoud Ghali

You will never attain benignancy until you expend of whatever you love; and whatever thing you expend, then surely Allah is Ever-Knowing of it.

Marmaduke Pickthall

Ye will not attain unto piety until ye spend of that which ye love. And whatsoever ye spend, Allah is Aware thereof.

Mohamed Ahmed - Samira

You will never come to piety unless you spend of things you love; and whatever you spend is known to God.

Muhammad Asad

[But as for you, O believers,] never shall you attain to true piety unless you spend on others out of what you cherish yourselves; and whatever you spend - verily, God has full knowledge thereof.

Mustafa Khattab

You will never achieve righteousness until you donate some of what you cherish. And whatever you give is certainly well known to Allah.

Progressive Muslims

You will not reach piety until you spend from what you love; and whatever you spend, God is aware of it.

Sahih International

Never will you attain the good [reward] until you spend [in the way of Allah ] from that which you love. And whatever you spend - indeed, Allah is Knowing of it.

Sam Gerrans

You attain not to virtue until you spend of what you love; and what you spend of anything, God knows it.

Shabbir Ahmed

You will never attain exponential growth of your "Self" unless you keep spending on others what you love. Allah knows what you spend. Allah, the Knower of your "Self", reminds you that immortality and Paradise are for those who have attained self-actualization by giving (92:18).

Syed Vickar Ahamed

By no means shall you reach righteousness unless you give (freely) of that which you love; And whatever you give, truly, Allah knows it well.

Taqi Usmani

You shall never attain righteousness unless you spend from what you love. Whatsoever you spend, Allah is fully aware of it.

The Monotheist Group

You will not reach piety until you spend from what you love; and whatever you spend, God is aware of it.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Vous nʹatteindrez la (vraie) piété, que si vous faites largesses de ce que vous chérissez. Tout ce dont vous faites largesses, Allah le sait certainement bien.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Gelî bawermendan!) Heta ku hûn ji ya ku jê hez dikin (di rêka Xwedê de) xerc nekin hûn ê negihên (xelata) xêra herî qenc. Hûn çi xerc bikin jî Xwedê her pê dizane.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie zullen de vroomheid niet bereiken totdat jullie van wat jullie liefhebben bijdragen geven. En wat jullie ook aan bijdragen geven, God weet ervan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Nimmer zult gij de gerechtigheid bereiken, dan nadat gij aalmoezen zult hebben gegeven van hetgeen gij lief hebt; en God weet wat gij geeft.

Hollandaca — Siregar

Jullie zullen de vroomheid niet bereiken totdat jullie van wat jullie liefhebben bijdragen geven. En wat jullie ook van iets bijdragen. voorwaar, Allah weet daarvan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Не достигните вы (о, верующие) (степени) благочестия [дел, которые ведут в Рай], пока не будете расходовать из того, что вы любите [самое лучшее имущество]. И что бы вы ни израсходовали [много или мало], – то, поистине, Аллах про это знает (и воздаст каждому расходующему соответственно его расходу).

Rusça — Osmanov

[О последователи ислама,] вы ни за что не станете благочестивыми, пока не будете делать пожертвования на то, что [больше всего] вам дорого. И сколько бы вы ни тратили на подаяние; Аллах ведает об этом.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(TROENDE!) Ni kommer inte att uppnå sann fromhet, förrän ni ger åt andra av det som ni (själva) värdesätter; Gud har full kännedom om vad ni ger.