Artık bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.

فَمَنْ تَوَلّٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ

fe men tevellā beǎ'de ƶālike fe ulāike humu l-fāsiḳūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bundan sonra kim dönerse o çeşit kişilerdir kötülükte bulunanlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bundan sonra kim dönerse o çeşit kişilerdir kötülükte bulunanlar.

Adem Uğur

Artık bundan sonra her kim dönerse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.

Ahmed Hulusi

Kim (bu sözünden) geri dönerse, işte onlar fasıklardır (inançları bozuk olanlardır).

Ahmet Tekin

Artık bütün milletlerden alınan bu taahhütler ve sözlerden sonra kimler imandan yüz çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı yönlendirirlerse, Allah’ın azabından kurtulamazlar. İşte onlar hak dini, doğru ve mantıklı düşünmeyi terk eden fâsıkların, âsilerin, bozguncuların ta kendileridir.

Ahmet Varol

Artık bundan sonra kimler yüz çevirirlerse onlar fasıklardır.

Ali Bulaç

Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, onlar fasık olanlardır.

Ali Fikri Yavuz

Artık bu ikrardan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar dinden çıkmış fâsıklardır.

Ali Rıza Safa

Bundan sonra, kim yüz çevirirse; yoldan çıkanlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

Artık kim bundan sonra dönerse işte onlar fasıklardır/yoldan çıkanlardır.

Bekir Sadak

Bunun ardindan yuz ceviren var ya, iste onlar fasik olanlardir.

Celal Yıldırım

Bunun ardından kim yüzçevirirse, artık onlar din doğrultusundan sapan günahkârlardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Artık bundan sonra her kim dönerse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.

Diyanet İşleri

Artık bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.

Diyanet İşleri (eski)

Bunun ardından yüz çeviren var ya, işte onlar fasık olanlardır.

Diyanet Vakfi

Artık bundan sonra her kim dönerse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Artık bundan sonra her kim dönerse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Demek ki, bunun arkasından her kim dönerse artık onlar, hep dinden çıkmış günahkarlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Demek ki bunun arkasından her kim dönse artık onlar hep dinden çıkmış fasıklardır

Erhan Aktaş

Bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar fasıklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar fasıklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar fasıklardır .

Fizilal-il Kuran

O halde bundan sonra kim sözünden dönerse onlar fasıkların ta kendileridir.

Gültekin Onan

Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, onlar fasıktır.

Hamdi Döndüren

Artık bundan sonra, kim yüz çevirirse, işte onlar, doğru yoldan çıkmış olanlardır.

Hasan Basri Çantay

Artık kim bu (ikrardan) sonra (hakıykatden) yüz çevirirse işte o gibiler faasıkların (imandan çıkanların) ta kendileridir.

Hasib Asutay

Artık bundan sonra, kim yüz çevirirse, işte onlar fasıkların tâ kendileridir.

Hayrat Neşriyat

Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, işte onlar fâsıkların ta kendileridir.

İbni Kesir

Artık kim, bundan sonra dönerse işte onlar, fasıklardır.

Mehmet Okuyan

Bundan sonra kim dönerse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.

Muhammed Esed

O halde, kimler (bu taahhütten) dönerse; işte onlar, gerçek fasıklardır!

Mustafa İslamoğlu

O halde her kim bundan sonra yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmış olanların ta kendileridir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık bundan sonra kimler yüz çevirirse işte fâsık kimseler onlardır.

Ömer Öngüt

Bundan sonra artık kim yüz çevirirse onlar fâsıkların tâ kendileridir.

Suat Yıldırım

Artık kim bundan sonra haktan yüz çevirirse, işte onlar dinden çıkmış fâsıklardır.

Süleyman Ateş

Artık kim bundan sonra dönerse, işte onlar fasıklardır.

Süleymaniye Vakfı

Artık bundan sonra kim yüz çevirirse işte onlar yoldan çıkmış olurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bundan sonra sözünden dönenler, yoldan çıkarlar.

Şaban Piriş

Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.

Tefhim-ul Kuran

Artık kim bundan sonra sırt çevirirse, onlar fasık olanlardır.

Ümit Şimşek

Bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmış fâsıkların tâ kendisidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Tüm bunlardan sonra yüz çevirenler, sapıkların ta kendileridir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bundan sonra üz döndərənlər – məhz onlar fasiqlərdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bundan (bu təsdiqdən) sonra üz döndərən kəslər fasiqlərdir (böyük günah sahibləridir).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen, die sich aber dann abwenden, sind sicher Frevler.

Almanca — Der Edle Quran

Wer sich aber nach diesem abkehrt, so sind jene die Frevler.

Almanca — M. A. Rassoul

Wer sich nach diesem abwendet das sind die Frevler.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wer sich danach abwendet, diese sind die wirklichen Fasiq.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Therefore, those who counsel deaf to this obligation are the perverse who are faithless and morally depraved.

Abdul Haleem

Those who turn away after this are the ones who break pledges.

Abdullah Yusuf Ali

If any turn back after this, they are perverted transgressors.

Abul A'la Maududi

Then whosoever shall turn away from this covenant they are the transgressors.

Aisha Bewley

Any who turn away after that are deviators.

Al-Hilali & Khan

Then whoever turns away after this, they are the Fâsiqûn (rebellious: those who turn away from Allâh’s Obedience).

Ali Quli Qarai

Then whoever turns away after that —it is they who are the transgressors.

Amatul Rahman Omar

Now those who turn away (and break their pledge) after this, will be the real transgressors.

Arthur John Arberry

Then whosoever turns his back after that -- they are the ungodly.

Bijan Moeinian

"Whoever (any Prophet or his followers, who have been exposed to this covenant) turns away from this covenant is, therefore, of evil nature. "

E. Henry Palmer

but he who turns back after that, these are sinners. '

Edip-Layth

Whoever turns away after that, they are the wicked ones.

George Sale

And whosoever turneth back after this, they are surely the transgressors.

Hamid S. Aziz

But they who turns back after this, these are the miscreants. "

Mahmoud Ghali

So whoever turns away after that, then those are they (who) are the immoral.

Marmaduke Pickthall

Then whosoever after this shall turn away: they will be miscreants.

Mohamed Ahmed - Samira

Then any one who turns away will be a transgressor. "

Muhammad Asad

And, henceforth, all who turn away [from this pledge] - it is they, they who are truly iniquitous!"

Mustafa Khattab

Whoever turns back after this, they will be the rebellious.

Progressive Muslims

Whoever turns away after that, then they are the wicked ones.

Sahih International

And whoever turned away after that - they were the defiantly disobedient.

Sam Gerrans

Then whoso turns away after this, it is they who are the perfidious.

Shabbir Ahmed

(The People of the Book must uphold this Covenant). Whoever after this shall turn away, has drifted away from the right path.

Syed Vickar Ahamed

If any turn away after this, they are perverted transgressors.

Taqi Usmani

Then those who turn back after this, they are the sinful.

The Monotheist Group

Whoever turns away after that, then they are the wicked.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Êdî piştî vê (peymanê) kî (ji soza xwe) vegere. Ha ew fasiq bi xwe ne.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wie zich daarna afkeren, dat zijn de verdorvenen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij die dan terug treden wil behoort tot de zondaren.

Hollandaca — Siregar

En die zich daarna afwenden: dat zijn degenen die zware zonden begaan.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А кто же отвернется (от завета с Аллахом) после этого [после разъяснения], (то) такие (являются) непокорными.

Rusça — Osmanov

А кто отвратится [от этого завета], тот - отступникʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De som efter detta drar sig ifrån (sin plikt) är de som har förhärdat sig i trots och olydnad.ʺ