O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür.

وَهُوَ الَّذِي اَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمِيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيِيكُمْ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ

ve huve elleƶī eHyākum ṧumme yumītukum ṧumme yuHyīkum inne l-insāne le kefūrun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَهُوَve huveve O'dur
2الَّذِيelleƶī
3اَحْيَاكُمْeHyākumح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmeksizi dirilten
4ثُمَّṧummesonra, ayrıca
5يُمِيتُكُمْyumītukumم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızsizi öldüren
6ثُمَّṧummesonra (yine)
7يُحْيِيكُمْyuHyīkumح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmeksizi dirilten
8اِنَّinnegerçekten
9الْاِنْسَانَl-insāneا ن سsosyalleşmek, arkadaş canlısı olmak, sohbete yatkın olmak, muhabbete ve arkadaşlığa meyilli olmak, dostça, samimi veya teklifsiz olmak. Neşelenmek, sevinmek veya neşeli, şen ya da keyifli olmak. Rahat veya huzurlu olmak; çekinme veya isteksizlik göstermeden.insan
10لَكَفُورٌle kefūrunك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretçok nankördür

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Öyle bir mâbuttur ki sizi diriltti, sonra öldürür, sonra gene diriltir, fakat şüphe yok ki insan, pek nankördür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Öyle bir mâbuttur ki sizi diriltti, sonra öldürür, sonra gene diriltir, fakat şüphe yok ki insan, pek nankördür.

Adem Uğur

O, (önce) size hayat veren, sonra sizi öldürecek, sonra yine diriltecek olandır. Gerçekten insan, çok nankördür.

Ahmed Hulusi

"HU"dur ki sizi (şuurla) diriltti. . . Sonra sizi ("ben"liğinizden) öldürür, sonra sizi (hakiki ölümsüz hayat ile) diriltir. . . Muhakkak ki insan sınırlı değerlendirme özelliğine sahiptir.

Ahmet Tekin

O, size hayat veren, sizi yaşatan, sonra eceller gelince ölümü gerçekleştiren, daha sonra yeniden hayat verendir. İnsan pek nankördür, çok inkârcıdır.

Ahmet Varol

Sizi dirilten, sonra öldürecek, sonra yeniden diriltecek olan O'dur. Doğrusu insan pek nankördür.

Ali Bulaç

Sizi diri tutan, sonra öldürecek, sonra da diriltecek olan O'dur. Gerçekten insan pek nankördür.

Ali Fikri Yavuz

Önce sizi dirilten, sonra öldürecek olan, sonra da (kabirden) diriltecek olan yine O’dur. Doğrusu insan (Allah’ın sayısız nimetlerine karşı) çok nankördür.

Ali Rıza Safa

O, size yaşam vermiştir. Sonra sizi öldürecek ve sonra yeniden yaşam verecektir. Aslında, insan, gerçekten çok nankördür.

Bayraktar Bayraklı

Size hayat veren, sonra öldüren, sonra yine diriltecek olan Allah'tır. Gerçekten insan çok nankördür.

Bekir Sadak

Sizi dirilten, sonra oldurecek sonra yine diriltecek olan O'dur. insan gercekten pek nankordur.

Celal Yıldırım

O'dur ki sizi dirilten; sonra sizi öldürecek, sonra yine diriltecek de O'dur. Doğrusu insan çok nankördür.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Size hayat veren, sonra sizi öldürecek ve sonra sizi diriltecek olan da O’dur. İnsan gerçekten pek nankördür.

Diyanet İşleri

O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür.

Diyanet İşleri (eski)

Sizi dirilten, sonra öldürecek sonra yine diriltecek olan O'dur. İnsan gerçekten pek nankördür.

Diyanet Vakfi

O, (önce) size hayat veren, sonra sizi öldürecek, sonra yine diriltecek olandır. Gerçekten insan, çok nankördür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Size (ilk defa) hayat veren, sonra öldürecek olan, sonra da yeniden diriltecek olan O'dur. İnsan gerçekten pek nankördür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Size hayat veren O'dur sonra sizi öldürür sonra sizi yine diriltir. Gerçekten insan çok nankördür.

Elmalılı Hamdi Yazır

Size hayatı veren de odur, sonra sizi öldürür, sonra sizi yine diriltir, hakıkat insan çok nankördür

Erhan Aktaş

Ve size hayat veren, sonra sizi öldürecek olan, sonra da sizi diriltecek olan O'dur. İnsan gerçekten çok nankördür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve size hayat veren, sonra sizi öldürecek olan, sonra da sizi diriltecek olan O'dur. İnsan gerçekten çok nankördür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve size hayat veren, sonra sizi öldürecek olan, sonra da sizi diriltecek olan O'dur. İnsan gerçekten çok nankördür.

Fizilal-il Kuran

Sizi yaratan, sonra öldüren ve sonra tekrar diriltecek olan O'dur. Hiç kuşkusuz insan pek nankördür.

Gültekin Onan

Sizi diri tutan, sonra öldürecek, sonra da diriltecek olan O'dur. Gerçekten insan (pek) kafirdir.

Hamdi Döndüren

O, sizi dirilten, sonra sizi öldüren ve daha sonra da diriltecek olandır. Gerçekten insan çok nankördür.

Hasan Basri Çantay

O, (önce) size hayaat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da sizi yine diriltecek olandır. Hakıykat, (şu) insan çok nankördür!

Hasib Asutay

Size (ilk defa) hayat veren, sonra sizi öldürecek, sonra da yeniden diriltecek olan O'dur. Gerçekten insan çok nankördür. (22) (22. Yüce Allah'ın nimetini inkâr eder, O'na ortak koşar.)

Hayrat Neşriyat

Hem O’dur ki size hayat verdi; sonra sizi vefât ettirecek; sonra sizi tekrar diriltecek! Doğrusu insan gerçekten çok nankördür.

İbni Kesir

O'dur; sizi dirilten, sonra öldürecek, sonra yine diriltecek olan. Gerçekten insan; çok nankördür.

Mehmet Okuyan

O, size hayat verendir; sonra sizi öldürecek, sonra (mahşerde) diriltecektir. Şüphesiz ki o (inkârcı) insan, çok nankördür.

Muhammed Esed

Nitekim, size hayat veren, sonra sizi öldüren ve en sonunda sizi yeniden hayata döndürecek olan O'dur; (bütün bu gerçeklere rağmen, yine de) insan, gerçekten, çok nankördür.

Mustafa İslamoğlu

Zira size hayat bahşeden, sonra size ölümü tattıracak olan, ardından sizi diriltecek olan yine O'dur. Şu bir gerçek ki insanoğlu, (bütün bunlara rağmen) nankörlükte ısrarcıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O, o zâttır ki, sizi diriltmiştir, sonra sizi öldürecektir, sonra sizi diriltecektir. Şüphe yok ki, insan elbette çok nankördür.

Ömer Öngüt

O Allah ki, sizi diriltti. Sonra sizi öldürür ve sonra yine diriltir. Gerçekten insan çok nankördür.

Suat Yıldırım

Size hayatı veren de O’dur. Sizi müteakiben öldürecek ve tekrar diriltecek olan da O’dur. Gerçekten insan pek nankördür!

Süleyman Ateş

O'dur ki sizi diriltti, sonra sizi öldürür, sonra yine sizi diriltir. Gerçekten insan çok nankördür.

Süleymaniye Vakfı

Size hayat veren, sonra öldüren, sonra tekrar hayat verecek olan O'dur. Yine de insan, nankörlük eder durur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Size hayat veren sonra öldüren sonra yine hayat verecek olan O'dur. İnsanoğlu gerçekten nankördür.

Şaban Piriş

O'dur size hayat veren sonra sizi öldürecek, sonra da yeniden diriltecek olan. Fakat insan çok nankördür.

Tefhim-ul Kuran

Sizi diri tutan, sonra öldürecek, sonra da diriltecek olan O'dur. Gerçekten insan pek nankördür.

Ümit Şimşek

Size hayat veren, sonra öldüren, sonra tekrar dirilten de Odur. İnsan ise, doğrusu, pek nankördür.

Yaşar Nuri Öztürk

Size hayat veren O'dur. Sonra sizi öldürüyor; sonra diriltecektir sizi. Gerçek olan şu ki, insan tam bir nankördür.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sizə həyat verən, sonra öldürəcək, daha sonra dirildəcək məhz Odur. İnsan, həqiqətən də, nankordur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sizi (əzəl başdan) dirildən, sonra (əcəliniz çatanda) öldürəcək, daha sonra (qiyamət günü) yenə dirildəcək məhz Odur.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er ist es, Der euch leben, dann sterben und wieder auferstehen läßt. Der Mensch aber ist höchst undankbar.

Almanca — Der Edle Quran

Und Er ist es, Der euch lebendig gemacht hat, euch hierauf sterben läßt, euch hierauf wieder lebendig macht. Der Mensch ist wahrlich sehr undankbar.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Er ist es, Der euch das Leben gab, und dann wird Er euch sterben lassen, und dann wird Er euch (wieder) lebendig machen. Wahrlich, der Mensch ist höchst undankbar.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und ER ist Derjenige, Der euch lebendig machte, dann euch sterben läßt, dann lebendig macht. Gewiß, der Mensch ist doch äußerst kufr-betreibend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And He is it Who brought you into existence and gave you life. Then He occasions your death and at the predetermined point of time your Resurrection. Man is indeed ungrateful

Abdul Haleem

it is He who gave you [people] life, will cause you to die, then will give you life again- but man is ungrateful.

Abdullah Yusuf Ali

It is He Who gave you life, will cause you to die, and will again give you life: Truly man is a most ungrateful creature!

Abul A'la Maududi

And it is He Who has endowed you with life and it is He who causes you to die, and it is He Who will then resurrect you. Man is indeed extremely prone to denying the Truth.

Aisha Bewley

It is He who gave you life and then will cause you to die and then will give you life again. Man is truly ungrateful.

Al-Hilali & Khan

It is He, Who gave you life, and then will cause you to die, and will again give you life (on the Day of Resurrection). Verily man is indeed an ingrate.

Ali Quli Qarai

It is He who gave you life then He makes you die, then He brings you to life. Indeed man is very ungrateful.

Amatul Rahman Omar

And it is He Who gave you life, then He will call you to death, then will He bring you back to life (again). The thing is, a human being is most ungrateful.

Arthur John Arberry

It is He who gave you life, then He shall make you dead, then He shall give you life. Surely man is ungrateful.

Bijan Moeinian

God is the One Who has given you life, will put you to death and will bring you back to life. How ungrateful is man.

E. Henry Palmer

He it is who quickens you, then makes you die, then will He quicken you again - verily, man is indeed ungrateful.

Edip-Layth

He is the One who gave you life, then He makes you die, then He gives you life. But the human being is always rejecting!

George Sale

It is He who hath given you life, and will hereafter cause you to die; afterwards He will again raise you to life, at the resurrection: But man is surely ungrateful.

Hamid S. Aziz

Have you not seen that Allah has subjected for you all that is in the earth, and the ship that runs on in the sea at His bidding, and He holds back the sky from falling on the earth save at His bidding? Verily, Allah to mankind is Gracious, Merciful.

Mahmoud Ghali

And He is (The One) Who has given life to you; (i. e., mankind) thereafter He makes you to die; thereafter He will give you life. Surely man is indeed most disbelieving (Or: ungrateful).

Marmaduke Pickthall

And He it is Who gave you life, then He will cause you to die, and then will give you life (again). Lo! man is verily an ingrate.

Mohamed Ahmed - Samira

It is He who gives you life, then makes you die; then He will bring you back to life again. Man is surely most ungrateful.

Muhammad Asad

seeing that it is He who gave you life, and then will cause you to die, and then will bring you back to life: [but,] verily, bereft of all gratitude is man!

Mustafa Khattab

And He is the One Who gave you life, then will cause you to die, and then will bring you back to life. ˹But˺ surely humankind is ever ungrateful.

Progressive Muslims

He is the One who gave you life, then He makes you die, then He gives you life. But mankind is always rejecting!

Sahih International

And He is the one who gave you life; then He causes you to die and then will [again] give you life. Indeed, mankind is ungrateful.

Sam Gerrans

And He it is that gave you life; then will He give you death; then will He give you life. Man is an ingrate.

Shabbir Ahmed

And He it is Who gives you the gift of life, then He will cause you to die, and will then give you life again. Yet, ungrateful is man (not using the gift of life to its maximum potential).

Syed Vickar Ahamed

It is He Who gave you life, (And He) will cause you to die, and (He) will again give you life: Truly, man is most ungrateful (creature)!

Taqi Usmani

He is the One who gave life to you, then He brings death to you, then He will give you life (again). Surely, man is very ungrateful.

The Monotheist Group

He is the One who gave you life, then He makes you die, then He gives you life. But man is always rejecting!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Cʹest Lui qui vous donne la vie puis vous donne la mort, puis vous fait revivre. Vraiment lʹhomme est très ingrat!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Yê ku (ji tuneyî) hûn sax kirine Xwedê ye. Piştre dê we bimirîne, paşê dîsa dê we sax bike. Bêguman însan pir nankor e!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Hij is het die jullie leven heeft gegeven. Hij zal jullie laten sterven en vervolgens weer tot leven brengen. De mens is werkelijk ondankbaar.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij is het die u leven heeft gegeven, en u later zal doen sterven, daarna zal hij u bij de opstanding tot het leven doen verrijzen; maar waarlijk de mensch is ondankbaar.

Hollandaca — Siregar

En Hij is het Die jullie doet leven en dan doet sterven en jullie vervolgens doet leven. Voorwaar, de mens is zeker ondankbaar.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Он [Аллах] – Тот, Кто оживил вас (о, люди) [привел вас в бытие]; потом Он умертвляет вас (когда заканчиваются ваши жизненные сроки), потом (снова) оживит вас (в День Воскрешения). Поистине, человек, однозначно, неверен [отвергает ясные знамения Аллаха, указывающие на Его могущество]!

Rusça — Osmanov

Он - тот, кто вызвал вас к жизни; потом Он вас умертвит и вновь оживит. Воистину, человек неблагодарен [по природе].