Böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.

وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ حُكْمًا عَرَبِيًّا وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَمَا جَاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِيٍّ وَلَا وَاقٍ

ve ke ƶālike enzelnāhu Hukmen ǎrabiyyen ve le ini ttebeǎ'te ehvā'ehum beǎ'de mā cā'eke mine l-ǐlmi mā leke mine (a)llahi min veliyyin ve lā vāḳin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَكَذٰلِكَve ke ƶālikeve işte
2اَنْزَلْنَاهُenzelnāhuن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.biz onu indirdik
3حُكْمًاHukmenح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.bir hüküm olarak
4عَرَبِيًّاǎrabiyyenع ر بsaf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su; farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat; tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, Araplaşmakarapça
5وَلَئِنِve le inive eğer
6اتَّبَعْتَttebeǎ'teت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuyarsan
7اَهْوَٓاءَهُمْehvā'ehumه و يKuş gibi avına doğru dik inmek, yok olmak, mahvolmak, yıkmak, yok etmek, ortadan kaybolmak, özlem duymak, hayal etmek, kandırmak, baştan çıkarmak, savrulmak, düşük tutkuyla ilham vermek, arzular/hayalleronların keyiflerine
8بَعْدَمَاbeǎ'de māب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
9جَاءَكَcā'ekeج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almaksana gelen
10مِنَmine-den
11الْعِلْمِl-ǐlmiع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameilim-
12مَاartık yoktur
13لَكَlekesenin için
14مِنَmine
15اللّٰهِ(a)llahiAllah'tan
16مِنْminhiçbir
17وَلِيٍّveliyyinو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakdost
18وَلَاve lāne de
19وَاقٍvāḳinو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişibir koruyucu

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İşte böylece onu -Arapça bir hükümdür- indirdik. Sence bilindikten sonra tutar da onların dileklerine uyarsan Allah'a karşı ne bir dost bulunur sana, ne de seni ondan koruyacak biri.

Abdulkadir Gölpınarlı

İşte böylece onu -Arapça bir hükümdür- indirdik. Sence bilindikten sonra tutar da onların dileklerine uyarsan Allahʼa karşı ne bir dost bulunur sana, ne de seni ondan koruyacak biri.

Adem Uğur

Ve böylece biz onu Arapça bir hüküm (hikmetli bir söz) olarak indirdik. Eğer sana gelen bu ilimden sonra, onların arzularına uyarsan, (işte o zaman) Allah tarafından senin ne bir dostun ne de koruyucun vardır.

Ahmed Hulusi

İşte biz Onu Arapça bir hüküm olarak inzal ettik. . . Yemin olsun ki, sana gelen ilimden sonra onların kuruntularına tabi olursan, senin Allah'tan ne bir Veliyy'in ve ne de bir koruyanın olur.

Ahmet Tekin

Dinî, sosyal, siyasî esasları içeren birbirine benzer kitaplar vahyettiğimiz gibi, bunların en mükemmeli ve sonuncusu Kurân’ı açık edebî bir Arapça ile, hükümranlık sağlayan bir kitap, uygulamalı bir anayasa, bütün anlaşmazlıkları çözen hâkim bir kanun, hikmetli bir söz, muhkem bir şeriat olarak indirdik. Eğer sana gelen bu kadar bilgiden sonra, onların şahsî arzu ve ihtiraslarına uyarsan seni Allah’ın azabından koruyacak ne bir dostun, ne bir koruyanın bulunur.

Ahmet Varol

İşte böylece biz onu Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra onların arzularına uyarsan senin için Allah'tan ne bir yardımcı ne de bir koruyucu olur.

Ali Bulaç

İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir yardımcı, dost, ne bir koruyucu vardır.

Ali Fikri Yavuz

İşte biz, o Kur’ân’ı böyle Arapça bir hikmet olarak indirdik. Andolsun ki, eğer sana vahy ile gelen bu ilimden sonra, kâfirlerin arzularına uyacak olursan, senin için, Allah’ın azabından kurtaracak ne bir yardımcı, ne de bir koruyucu vardır.

Ali Rıza Safa

Ve işte böylece, Onu, çok kolay anlaşılacak bir yargı olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra, onların isteklerine uyarsan, seni Allah'tan kurtaracak, ne bir dost ne de bir koruyucu bulamazsın.

Bayraktar Bayraklı

İşte biz o Kur'an'ı Arapça bir hikmet kaynağı olarak indirdik. Eğer sana gelen bu ilimden sonra onların arzularına uyarsan, Allah'tan sana ne bir dost nasip olur, ne de bir koruyucu.

Bekir Sadak

Boylece Biz Kuran'i arabca bir hukum ve hikmet olarak indirdik. Sana ilim geldikten sonra onlarin heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah katinda sana bir dost ve seni koruyan cikmaz. *

Celal Yıldırım

Ve işte böylece Kur'ân'ı Arapça bir hüküm (ve hikmet) olarak indirdik. Artık (ey peygamber!) sana gelen (bunca) ilimden sonra onların heveslerine uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir yardımcı dost, ne de bir koruyucu vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz Kur’an’ı işte böyle Arapça bir hüküm ve hikmet olarak indirdik. Sana bu ilim geldikten sonra, eğer onların arzularına uyarsan, (bil ki) Allah tarafından senin ne bir dostun ne de bir koruyucun olur.

Diyanet İşleri

Böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.

Diyanet İşleri (eski)

Böylece Biz Kuran'ı Arapça bir hüküm ve hikmet olarak indirdik. Sana ilim geldikten sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah katında sana bir dost ve seni koruyan çıkmaz.

Diyanet Vakfi

Ve böylece biz onu Arapça bir hüküm (hikmetli bir söz) olarak indirdik. Eğer sana gelen bu ilimden sonra, onların arzularına uyarsan, (işte o zaman) Allah tarafından senin ne bir dostun ne de koruyucun vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve işte biz o Kur'ân'ı Arapça bir hüküm olarak indirdik. Yemin olsun ki, eğer sen, sana vahiyle gelen bu bilgiden sonra onların keyiflerine uyacak olursan, sana Allah'dan ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve işte Biz o Kur'an'ı Arapça bir hüküm olmak üzere indirdik. Andolsun ki eğer sen, sana vahiyle gelen bu ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, sana Allah'tan ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve işte biz o Kur'anı böyle arabiyyen hakim olmak üzere indirdik, kasem olsun ki eğer sen sana vahyile gelen bu ilimden sonra onların hevalarına uyacak olursan sana Allahtan ne bir veliy vardır, ne de vikaye edecek

Erhan Aktaş

İşte böylece Biz onu Arapça bir hüküm olarak indirdik. Eğer sana gelen ilimden sonra onların hevalarına uyarsan, seni Allah'tan koruyacak bir veli, bir koruyucu bulamazsın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İşte böylece Biz onu Arapça bir hüküm olarak indirdik. Eğer sana gelen ilimden sonra onların hevalarına uyarsan, seni Allah'tan koruyacak bir veli, bir koruyucu bulamazsın.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İşte böylece Biz onu Arapça bir hüküm olarak indirdik. Eğer sana gelen ilimden sonra onların hevalarına uyarsan, seni Allah'tan koruyacak bir veli, bir koruyucu bulamazsın.

Fizilal-il Kuran

Bunun yanısıra biz onu Arapça bir hüküm sistemi olarak indirdik. Eğer sana gelen bu bilgiden sonra onların keyfi arzularına uyacak olursan, seni Allah'ın elinden kurtaracak bir destekçi, bir koruyucu bulamazsın.

Gültekin Onan

İşte böylece biz onu (Kuran'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Tanrı'dan ne bir yardımcı, dost, ne bir koruyucu vardır.

Hamdi Döndüren

Ve böylece Biz onu Arapça bir hüküm (hikmetli bir söz) olarak indirdik. Eğer sana gelen bu bilgiden sonra, onların tutkularına uyarsan, artık seni Allah’tan kurtaracak ne bir dost, ne de bir koruyucu olur.

Hasan Basri Çantay

İşte biz onu (Kur'anı) böyle Arabca bir hikmet olarak indirdik. Andolsun ki sana (vahy ile) gelen (bu) ilimden sonra onların heva (ve heves) lerine uyarsan Allahdan senin için ne bir yardımcı vardır, ne de bir koruyucu.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hikmet olarak indirdik. Eğer sana gelen (bu) ilimden sonra, onların arzularına uyarsan Allah tarafından senin için ne bir dost vardır ne de bir koruyucu.

Hayrat Neşriyat

İşte böylece onu (o Kur’ân’ı) Arabca bir hüküm olarak indirdik. And olsun ki, eğer sana (vahiyle) gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, Allah’dan senin için ne bir dost, ne de bir koruyucu vardır.

İbni Kesir

İşte böylece Biz, onu arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra, onların heveslerine uyarsan; andolsun ki Allah katından sana bir dost ve koruyucu çıkmaz.

Mehmet Okuyan

Böylece biz onu Arapça bir hüküm (hikmetli bir söz) olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyarsan, Allah’tan (gelecek azaba karşı) senin için herhangi bir dost ve koruyucu olmayacaktır.

Muhammed Esed

Biz bu (ilahi kelamı) işte böyle Arap dilinde, bir hüküm ve hikmet (kaynağı) olarak indirdik. Ve gerçek şu ki, eğer sana (vahyi) bilgi geldikten sonra kalkıp insanların gelgeç isteklerine uyarsan, (bil ki) Allah'a karşı ne bir koruyucu ne de bir yardımcı bulabilirsin!

Mustafa İslamoğlu

Ve işte böylece Biz, onu Arapça bir hüküm kaynağı olarak indirdik. Artık sana ilimden bir pay verildikten sonra eğer onların keyfi arzularının peşine düşersen, senin için Allah'tan başka ne bir yar, ne de bir sığınak var!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve işte Biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik ve andolsun ki, eğer sana gelen ilmden sonra onların hevâlarına uyacak olursan senin için Allah'tan ne bir yardımcı vardır, ne de bir koruyucu.

Ömer Öngüt

İşte biz böylece onu Arapça bir hüküm olarak indirdik. Eğer sana gelen ilimden sonra onların hevâlarına uyarsan, andolsun ki Allah katından sana ne bir dost ne de bir koruyucu çıkmaz.

Suat Yıldırım

Böylece biz Kur’ân’ı Arapça bir hüküm ve hikmet olarak indirdik. Şayet, sana gelen bunca ilimden sonra o muhaliflerin keyiflerine uyacak olursan, Allah’ın cezasından seni koruyacak ne bir dost, ne bir hâmi bulamazsın.

Süleyman Ateş

Ve işte biz onu, Arapça bir hüküm (hikmet gereğince hükmeden bir Kitap) olarak indirdik. Eğer sana gelen bu ilimden sonra onların keyiflerine uyarsan, artık seni Allah'tan kurtaracak ne bir veli ne de koruyucu olmaz.

Süleymaniye Vakfı

Böylece (önceki ümmetlere kendi dilleriyle indirdiğimiz gibi sana da) Kur'an'ı Arapça hükümler şeklinde indirdik. Bu bilgi sana geldikten sonra onların arzularına uyarsan Allah senin velin/yakının da olmaz koruyucun da..

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kural böyledir; Kur'an'ı Arapça hükümler olarak indirdik. Bu bilgi sana geldikten sonra onların arzularına uyarsan, Allah'a karşı senin ne bir dostun ne de koruyucun olur.

Şaban Piriş

İşte böylece Kur'an'ı Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana ilim geldikten sonra onların heveslerine uyarsan, and olsun ki, Allah katında sana bir veli ve koruyucu olamaz.

Tefhim-ul Kuran

İşte böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva (istek ve tutku) larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir yardımcı, dost, ne de bir koruyucu vardır.

Ümit Şimşek

Böylece Biz onu Arapça bir hüküm ve hikmet kaynağı olarak indirdik. Sana gelmiş olan ilimden sonra sen onların heveslerine uyarsan, seni Allah'ın elinden kurtaracak ne bir dostun olur, ne bir koruyucun.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte biz o Kur'an'ı Arapça bir hüküm kaynağı olarak indirdik. Eğer sana gelen ilimden sonra onların keyiflerine uyarsan, Allah'tan sana ne bir dost nasip olur ne de bir koruyucu.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Beləliklə, Biz onu (Qurʼanı) ərəbcə bir hökm olaraq (insanlar arasında onunla hökm etmək üçün) nazil etdik. Əgər sənə (vəhylə) gələn elmdən (Qurʼandan) sonra (kafirlərin) nəfslərinin istəklərinə (puç arzularına) uysan, səni Allahın əzabından qoruyan və qurtaran olmaz! (Və ya: Sənin Allah tərəfindən nə bir dostun, nə də bir qoruyucun olar!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

So haben Wir den Koran als Richtschnur in arabischer Sprache herabgesandt. Doch solltest du ihren Launen folgen, obwohl dir das Wissen von Gott zugekommen ist, hättest du vor Gott keinen Vertrauten und keinen Beschützer.

Almanca — Der Edle Quran

Und so haben Wir ihn als ein Urteil auf arabisch hinabgesandt. Wenn du ihren Neigungen folgst nach dem, was dir an Wissen zugekommen ist, wirst du vor Allah weder Schutzherrn noch Behüter haben.

Almanca — M. A. Rassoul

Und so haben Wir ihn (den Quran) hinabgesandt als eine Entscheidung in arabischer Sprache. Und wenn du ihren persönlichen Neigungen folgst, obwohl zu dir das Wissen gekommen war, so sollst du keinen Beschützer oder Retter vor Allah haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und genauso haben WIR ihn als einen Richtenden auf Arabisch hinabgesandt. Und solltest du ihren Neigungen folgen nach dem Wissen, das dir zuteil wurde, so hast du vor ALLAH weder Wali noch Schutz-Gewährenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And thus did We reveal it -the Quran- as the constitution of Our Sovereign power discoursed in Arabic literary form. And should you Muhammad be inclined to please them -the sects- and respond to their desires after divine knowledge has been imparted to you, then you will have lost Allah's tutelary guardianship and protection.

Abdul Haleem

So We have sent down the Quran to give judgement in the Arabic language. If you were to follow their desires, after the knowledge that has come to you, you would have no one to guard you or protect you from God.

Abdullah Yusuf Ali

Thus have We revealed it to be a judgment of authority in Arabic. Wert thou to follow their (vain) desires after the knowledge which hath reached thee, then wouldst thou find neither protector nor defender against Allah.

Abul A'la Maududi

And it is with the same directive that We revealed to you this Arabic Writ. Were you indeed to follow the vain desires of people after the true knowledge has come to you, none will be your supporter against Allah, and none will have the power to shield you from His punishment.

Aisha Bewley

Accordingly We have sent it down as a judgement in Arabic. If you followed their whims and desires after the knowledge that has come to you, you would have no protector or defender against Allah.

Al-Hilali & Khan

And thus have We sent it (the Qur’ân) down to be a judgement of authority in Arabic. Were you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) to follow their (vain) desires after the knowledge which has come to you, then you will not have any Walî (protector) or Wâq (defender) against Allâh.

Ali Quli Qarai

Thus We have sent it down as a dispensation in Arabic; and should you follow their desires after the knowledge that has come to you, you shall have against Allah neither any guardian nor any defender.

Amatul Rahman Omar

(Just as We revealed other Scriptures) so have We revealed it (- the Qur'ân) as a clear judgment (couched) in Arabic and if you (O reader!) were to follow their vain desires after the knowledge has come to you you will have not a single helper nor a saviour against (the punishment of) Allâh.

Arthur John Arberry

Even so We have sent it down as an Arabic judgment. And if thou dost follow their caprices, after the knowledge that has come to thee, thou shalt have no protector against God, and no defender.

Bijan Moeinian

I have revealed My Commandments in Arabic (in order to be understood. ) Now if you give up to their desires (and compromise) after having learnt the truth, know that there is none to defend you nor to protect you against the Lord.

E. Henry Palmer

Thus have we sent it down, an Arabic judgment, but hadst thou followed their lusts, after the knowledge that has come to thee, thou hadst not had against God a patron or a keeper.

Edip-Layth

Thus, We have sent it down a law in Arabic. If you follow their desires after what has come to you of the knowledge, then you will not have any ally or protector against God.

George Sale

To this purpose have We sent down the Koran, a rule of judgment, in the Arabic language. And verily if thou follow their desires, after the knowledge which hath been given thee, there shall be none to defend or protect thee against God.

Hamid S. Aziz

Thus have We revealed it, a decisive judgment in Arabic, but had you followed their lusts (prejudices, fantasies, superstitions), after the knowledge that has come to you, then truly, would you have against Allah no protecting friend nor defender.

Mahmoud Ghali

And thus We have sent it down as Arabic judgment. And indeed in case you ever follow their prejudices after what has come to you of knowledge, in no way will you have from Allah a patron, nor a protector.

Marmaduke Pickthall

Thus have We revealed it, a decisive utterance in Arabic; and if thou shouldst follow their desires after that which hath come unto thee of knowledge, then truly wouldst thou have from Allah no protecting friend nor defender.

Mohamed Ahmed - Samira

That is how We have sent down this (Qur'an) as a code of clear judgement. But if you follow their caprices, now that you have been given knowledge, you will have no friend or protector against God.

Muhammad Asad

Thus, then, have We bestowed from on high this [divine writ] as an ordinance in the Arabic tongue. And, indeed, if thou shouldst defer to men's likes and dislikes after all the [divine] knowledge that has come unto thee, thou wouldst have none to protect thee from God, and none to shield thee [from Him].

Mustafa Khattab

And so We have revealed it as an authority in Arabic. And if you were to follow their desires after ˹all˺ the knowledge that has come to you, there would be none to protect or shield you from Allah.

Progressive Muslims

And as such, We have sent it down a law in Arabic. And if you follow their desires after what has come to you of the knowledge, then you will not have any ally or defender against God.

Sahih International

And thus We have revealed it as an Arabic legislation. And if you should follow their inclinations after what has come to you of knowledge, you would not have against Allah any ally or any protector.

Sam Gerrans

And thus have We sent it down as an Arabic judgment[...]. And if thou follow their vain desires after what has come to thee of knowledge, thou wilt have against God neither ally nor defender.

Shabbir Ahmed

Thus, We have revealed it, a Decisive Authority in Arabic. (O Prophet), indeed if you got influenced by people's likes and dislikes after the Knowledge has come to you, you will have no protector or savior against Allah.

Syed Vickar Ahamed

And like this We have made it (the Quran) known to be a Judgment of Authority in Arabic. If you were to follow their (worthless) desires after the knowledge that has reached you, then you will find neither protector nor defender against Allah.

Taqi Usmani

Thus We have sent it down, being a command in Arabic. And if you follow their desires, after the knowledge that has come to you, there shall be neither a friend for you against Allah, nor a savior.

The Monotheist Group

Andas such, We have sent it down a law which is in Arabic. And if you follow their desires after what has come to you of the knowledge, then you will not have any ally or defender against God.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ainsi lʹavons-Nous fait descendre (le Coran) (sous forme) de loi en arabe. Et si tu suis leurs passions après ce que tu as reçu comme savoir, il nʹy aura pour toi, contre Allah, ni allié ni protecteur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Her wisa me Quran bi zimanê erebî hinart da ku tu (di navbera mirovan de) pê hukim bikî. Eger piştî vê zanîna ku ji te re hatî tu bidî pey hewesên wan, ha wê çaxê ji aliyê Xwedê ve ne dostekî te ne jî nîgahdarekî te heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zo hebben Wij hem neergezonden als een Arabische beoordelingscode. Maar als jij na de kennis die er tot jou gekomen is hun neigingen volgt, dan heb jij tegen God geen helper en geen beschermer.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Met dat doel hebben wij den Koran nedergezonden: een wetboek in de Arabische taal. En waarlijk indien gij uwe begeerten volgt, na de kennis die u werd geschonken, zal er niemand zijn om u tegen God te beschermen of te ondersteunen.

Hollandaca — Siregar

En zo hebben Wij hem (de Koran) neergezonden, als een wetgeving in de Arabische taal. Als jij hun begeerten had gevolgd, nadat de kennis tot jou was gekomen, dan zou er voor jou (tegen de bestraffing van) Allah geen helper zijn en geen beschermer.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И так (как Мы ниспосылали прежние книги пророкам на их языке) Мы ниспослали его [Коран], как свод постановлений (Аллаха) на арабском языке. Если же ты (о, Пророк) последуешь за прихотями их [многобожников] (в поклонении), после того как пришло к тебе (истинное) знание (от Аллаха), – нет тебе от Аллаха ни помощника, ни защит­ника (который защитил бы от наказания Аллаха)!

Rusça — Osmanov

Мы ниспослали Коран, подобно [другим писаниям], книгой заветов на арабском языке. Если же ты последуешь за их низменными желаниями, после того как тебе было даровано знание (т. е. Коран), то Аллах не придет тебе на помощь и не будет заступником.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Liksom Vi uppenbarade äldre tiders Skrifter) har Vi nu uppenbarat denna som en regelsamling på det arabiska språket. Och om du, efter att ha fått all den kunskap som kommit dig till del, tillmötesgick deras önskningar, skulle ingen kunna skydda dig mot Gud, ingen ta dig i försvar.